Düşükler (Abortus)

UNUTMAYINIZ Kİ, ne düşecek bir gebeliği içerde tutmak mümkündür, ne de devam edecek bir gebeliği düşürmek. Metanetizi korumak ve bebeğinize gereksiz stress yansıtmamak asıl dikkat etmeniz gereken konu olmalıdır. EĞER bir gebelik sonlanıyorsa, bilmelisini ki bu sizin için ne kadar yıkıcı da olsa, ‘hayırlısı’ budur.

Düşükler, tıp dilinde “abortus” olarak adlandırılıp, gebeliğin ilk yirmi haftasına kadar veya bebek 500 gram ağırlığa ulaşmadan önce gebeliğin herhangi bir sebeple sonlanmasıdır.
Gebeliğin 20. haftasından 37. haftasına kadar gerçekleşen doğum eylemleri ise düşük olarak değil “erken doğum eylemi (preterm eylem)“ olarak tanımlanmaktadır.

Düşük (Abortus) Türleri

  •  Erken düşük
  •  Geç düşük
  •  Spontan abortus (Kendiliğinden düşük)
  •  Abortus imminens (Düşük tehdidi)
  •  Abortus insipiens (Kaçınılmaz düşük)
  •  İnkomplet abortus (Tam olmayan düşük)
  •  Rest abortus (Artık materyal kalması)
  •  Komplet abortus (Tam düşük)
  •  Boş gebelik (blighted ovum, anembriyonik gebelik)
  •  Missed abortus (Farkedilmemiş düşük)
  •  Elektif abortus (isteğe bağlı düşük)
  •  Kimyasal gebelik
  •  Tekrarlayan gebelik kayıpları (Habitüel abortus, tekrarlayan düşükler)
  •  Septik Abortus (Kriminal abortus)

Düşük dendiği zaman doktorların anladığı ile vatandaşımızın anladığı arasında çok büyük farklar vardır. Bir doktora düşük tabiri hiçbir şey ifade etmez çünkü haftası, oluşum şekli, sonrası, kalp atımının varlığına kadar bir çok bilginin bir arada değerlendirilmesi ve ona göre yorumlanması ile bir anlam kazanır. Bu nedenle, düşük çeşitlerini ve farklılıklarını incelemekte fayda var:
Erken düşük:  Gebeliğin ilk 12 haftasına kadar gelişenan düşüklerdir.

Geç Düşük:  Gebeliğin 12-20. haftaları arasındaki düşüklerdir.

Spontan Abortus (Kendiliğinden Düşük):  Tüm gebelik materyalinin, herhangi bir müdahaleye gerek kalmadan rahimden atılması.

Abortus İmminens (Düşük Tehdidi):   Gebeliğin 20 haftası içinde, vajinal kanama olduğu halde, gebeliğin devam etmesi durumudur. Bu durumda henüz düşük gerçekleşmemiş olup bir düşük tehdidi ve düşük riski mevcuttur.

Vajinal kanamalarda kanamanın rengi kahverenginden parlak kırmızıya kadar değişik tonlarda olabilir. Parlak kanamalar taze (yeni gerçekleşmiş) kanamayı ifade eder ve daha tehlikelidir.

Kahverengi kanamalar ise önceden içeriye oluşmuş kanamaların daha sonraki dönemlerde dışarıya drene oluşuyla ilişkilidir.
Kanamalarla beraber kramp tarzında ağrılar da olabilir.  Ancak abortus imminenste rahim ağzında herhangi bir açıklık mevcut değildir.

Gebeliklerde ilk haftalardaki kanamaların %90 ‘ı kendiliğinden geçicidir ve bebekle ilgili bir sakatlık (anomali) oluşturmaz. Ancak %10’u kasılmaların artması ile kaçınılmaz düşüğe (abortus insipiens) dönüşebilir.
Düşük tehtidi (Abortus imminens) tespit edildiğinde yapılması gerekenler başlıca şöyledir;
Yatak ıstırahati (7-14 gün süreyle)
İlişki yasağı
Ağır yük kaldırmaktan ve ağır iş yapmaktan kaçınmak (Halı silkmek gibi)
Stresten mümkün ise uzak durmak
Doktorunuzun vereceği önerileri dikkate alıp gerekli ilaçları kullanmak

Abortus İnsipiens (Kaçınılmaz Düşük):   Kanama ve şiddetli ağrı ile birlikte rahim ağzında (cervix) açılma sonrasında düşüğün kaçınılmaz hale gelmesi durumudur.

Abortus insipiens tanı konulan gebelerde kürtaj ile gebeliğin kontrollü bir şekilde sonlandırılması gerekir. Çünkü bu durumda kişi ağrı çekmektedir ve gebeliğin devam etmesi olası değildir.

İnkomplet Abortus (Tam Olmayan Düşük):  Bebek (fetus), plasenta, amniyon kesesi ve amniyon zarından oluşan “gebelik materyali” nin rahim içinden rahim dışına tam olarak atılamaması, içeride bir miktar materyal kalması halidir.
Bu durumda kanama ve utrerin kontraksiyonlar (rahim kasılmaları) ile birlikte gebelik materyalinin bir kısmının atılması ile gebelik kesesi bozulur, ancak atılamayan materyal rahim içinde kalır.

Ultrason ile rahim içinde kalan artık (rest) materyal tespit edilen hastalar “kürete edilmeli” yani rahim içi temizlenmelidir.

Rest Abortus (Artık Materyal):  Bazen düşükten veya bazen de kürtajdan günler hatta haftalar sonra rahim içinde kalan gebelik materyali “rest” olarak tanımlanır ve rest materyal kanamalara sebebiyet vererek hastanın hekime başvurmasına neden olabilir.
Bu durum tespit edildiğinde kişinin rahim içinde kalan gebeliğe ait materyali kürtajla temizlenmelidir.

6-7 haftadan büyük gebeliklerde düşük sonrası içeride parça kalma olasılığı yüksek olduğundan şüpheli  hastalarda kürtaj yapılarak parça kalmadığından emin olunması gerekir.

Komplet Abortus (Tam Düşük):  Gebeliğe ait ürünlerin hepsinin kanama ve kasılmalar ile birlikte vücut dışına atılması durumudur ve bu durumda rahim içinde gebeliğe ait hiçbir doku kalmamıştır.

Özellikle 4-5 haftalık çok erken gebeliklerde rahim içindeki doku hacmi az olduğundan rahim kasılmaları ile gebelik materyali tam olarak dışarı atılabilir. Bu durum vajinal ultrasonla tespit edilebilir ve rahim içinde gebeliğe ait bir materyal kalmadığından çoğu kez bir müdahaleye gerek kalmaz.

Boş Gebelik (Blighted Ovum, Anembriyonik Gebelik):  Halk arasında “su gebeliği”, “boş gebelik” veya “boş kese” olarak da adlandırılan bu durumda gebelik kesesini oluşturan amion kesesi ve plasenta oluşurken bir bebek bulunmamaktadır.

Kişi kan veya idrar testi yaptırdığında gebelik testleri pozitif olmasına rağmen, rahim içinde sağlıklı bir gebelik olmadığından kürtajla gebeliğin kontrollü bir şekilde sonlandırılması yani kürtaj şarttır.

Aksi takdirde gebelik olur olmaz bir zamanda kendiliğinden kanama ile sonlanacaktır.

Missed Abortus (Farkedilmemiş Düşük): Intrauterin exitus; bebeğin rahim içinde ölmesini tanımlayan ve sık kullanılan bir terimdir.

İşte missed abortus; intrauterin exitus durumunun gerçekleşmesi yani bebeğin rahim içinde ölmesine rağmen rahim kasılmalarının olmaması nedeni ile düşük tam olarak gerçekleşemez ve uzun süre geçmesine rağmen durum fark edilemeyebilir.

Bebeğin uzun süreli rahim içinde ölü kalması zaman içinde kirli kahverengi kanamalara sebebiyet verebilir. Günümüzde ilk dönemlerde yapılan rutin ultrason kontrolleri ile missed abortus görülme sıklığı da oldukça azalmıştır.

Fetusun uzun süre atılmadan rahim içinde ölü kalması anne adayının hayatını tehdit edebilecek kan pıhtılaşması problemlerine neden olabileceğinden son derece önemli bir durumdur.

Elektif Abortus (İsteğe Bağlı Düşük): Herhangi bir komplikasyon olmamasına karşın anne ve baba adayının kendi rızası ile gebeliğin terminasyonu yani sonlandırılmasıdır.

İsteğe bağlı abortuslar halk arasında genellikle “kürtaj” olarak ifade edilmektedir. Halbuki kürtaj kelime anlamı olarak rahim içinin temizlenmesi ile ilgili tüm işlemleri kapsamaktadır.

Kimyasal Gebelik: Kimyasal gebeliği tam olarak anlayabilmek için gebeliğin başlangıcı ile ilgili tekrarlamakta fayda var.

40 haftalık bir maraton olan gebelik, anneden gelen yumurta hücresi (oosit) ile babadan gelen sperm hücresinin tüplerde döllenmesi ile başlamaktadır. Bu aşamadan sonra döllenen yumurta bölünerek çoğalır.  Oluşan yeni canlının (zigot) içerdiği hücreler bölünerek çoğalırlarken,  diğer yandan tüp içinde ilerleyerek “blastokist” aşamasında rahim iç zarına (endometriuma) yerleşerek  (implantasyon olayı) gebelik kesesini oluştururlar.

Blastokist aşamasına gelindiğinde artık embryo rahim içine ulaşmıştır ve human koriyonik gonadotropin (HCG) adı verilen gebeliğe özgü hormon salgılanmaya başlar. Gebelik ilerlemeye devam ettikçe bu hormonun önce kandaki ve sonrasında da idrardaki miktarları artar.

HCG hormonu düzeyi genelde 1000 IU/mL miktarına ulaştığında gebelik kesesi alttan yapılan “vajinal ultrasonografi” ile görülebilir.
Karından yapılan ultrasonlarda ise gebeliğin görülmesi daha geç olacaktır ve bunun için kanda gebelik testi (Beta HCG) değerinin 5000 IU/ml değerlerine yükselmesi gereklidir.

Vajinal veya karından (abdominal) ultrason ile rahim içinde bir gebeliğin görülmesi duruma “klinik gebelik” adı verilir.

Bazı durumlarda ise henüz bir adet gecikmesi olmadan, 1-2 gün kala kanda yapılan gebelik testi ile hCG düzeyindeki artış saptanabilir. Ancak herhangi bir nedenle gebelik canlılığını yitirdiğinde bazen adet kanamasında herhangi bir gecikme olmadan ya da 1-2 günlük gecikme sonrası kanama ile gebelik sonlanır. Böyle bir durumda “kimyasal gebelik” ten söz edilir. Yani gebelik kanda yapılan incelemeler ile saptanmış ancak klinik olarak saptanabilecek aşamaya gelemeden sonlanmıştır.

Yani, kimyasal gebelikte yumurta hücresi ile sperm tüplerde birleştikten sonra oluşan “blastokist” rahim içine tutunamadan veya tutunduktan birkaç gün sonra atılıp kaybolmaktadır. Oluşan tüm gebeliklerin %50kadarı kimyasal gebelik şeklinde abort ile sonuçlanmaktadır. Atılmanın sebebi ise bebeğin oluşum aşamasında oluşan bir takım hatalardır.

Habitüel Abortus (Tekrarlayan Düşükler):  Birbirini izleyen üç veya daha fazla gebeliğin düşük ile sonuçlanması durumunda tekrarlayan düşüklerden (habituel abortus) söz edilir.  Tekrarlayan düşüklerin sebepleri tek bir kez olan “spontan (kendiliğinden) düşük”lerden farklıdır.

Septik Abortus (Kriminal Abortus):  Abortusun enfeksiyon ile komplike olmasıdır. En sık yasal olmayan şekilde ehliyetsiz kişiler tarafından, özellikle büyük gebelik haftalarında ve steril olmayan ortamlar sonrasında septik abortus görülebilir.
Bazen de kişinin kendi kendine bebeğini  steril olmayan bir takım cisimler ile düşürmek amacıyla gebelik kesesini vajinal yolla bozması sonrasında görülebilmektedir.
Kriminal abortlar, anne ölümlerinin önde gelen nedenleri arasındadır.

Düşüklerin Görülme Sıklığı

Kimyasal gebeliklerin %50-60 kadarı kendiliğinden sonlanmakta ve çoğu zaman yalnızca birkaç günlük adet gecikmesi olarak algılanarak fark edilememektedir.

Bilimsel çalışmalarda rapor edilen düşük sıklığı ise tahminlerin üzerinde ortalama olarak % 18-20 civarındadır. Düşükler sıklıkla ilk 3 ay içinde meydana gelir ancak bunun sebebi zannedildiği gibi yapılan yanlış bir hareket yada yaptığınız spor değildir. Bu konuya yazının devamında açıklık getireceğim. Gebelik ilerledikçe düşük olma olasılığı da giderek azalmaktadır.

Düşüklerin %80’inden fazlası birinci trimester içinde yani ilk 13 haftada, özellikle de ilk 8 haftada olup, bu gebelik haftasından sonra düşük riski giderek azalmaktadır.

Düşük Sebepleri

Erken dönemde embryoya ait nedenler düşüklerin %90’ını oluşturur. Bunlar arasında en önemli neden o bebeğe ait “kromozomal bozukluklardır. Erken dönem düşüklerinin yarısından fazlasında bebeğe ait kromozomal anomaliler saptanmaktadır. Düşüklerin en önemli nedeni olan kromozom bozuklukları ailevi geçiş göstermezler ve tamamen bir şanssızlık eseri rastlantısal olarak ortaya çıkarlar. Yani düşük hatalı bir üretim sonucunda oluşan gebeliğin kendi kendine sonlanmasıdır bir yerde.

Bu nedenle düşük aslında aile için her ne kadar çok fazla üzüntü kaynağı olabilmekle beraber doğanın bebeğinizin sağlıklı ve sorunsuz olması için harcadığı büyük çabanın sadece küçük bir parçasıdır. Çünkü doğada zayıf halka doğal seleksiyona uğrayarak yok edilir. Ne yazık ki bazen doğa da gereğini yerine getiremez ve bu gebeliklerin yaklaşık %10’nun sonu düşük ile sonuçlanmaz ve işte o zmn aile özürlü bir çocuğa sahip olabilir.

Düşüklerin diğer nedenleri arasında, gebeliğin erken dönemlerinde kullanılan ilaçlar, radyasyon ya da benzeri çevresel faktörler sayılabilir.
%3 olguda anne ya da babada bulunan bir takım genetik anormallikler tekrarlayan düşüklerin sebebidir.

Öte yandan rahimde doğuştan gelen şekil bozuklukları ya da bazı bağışıklık sistemi hastalıkları da değişik mekanizmalarla düşüğe sebep olabilmektedirler.

Düşüklerin çeşitleri olduğu gibi, nedenleri de çok farklı olabilir. Ancak öncelikle bilmeniz gereken, bir gebeliğinizde düşük oldu diye, diğer gebeliklerinizde de düşük ihtimaliniz yüksek değildir. Özellikle ilk gebeliklerin kaybı manevi bir yıkım olmaktadır ancak bu demek değildir ki bir daha çocuğunuz olmayacak. Unutmayın ki en önemlisi hamile kalabilmektir.

Şimdi düşük nedenlerini inceleyelim:

Embryoya Ait Kromozom Anomalileri

Özellikle ileri anne yaşı olan gebeliklerinde embriyoya ait problemler sık olarak ortaya çıkar ve bu nedenle düşük ihtimali çok yüksektir.
Örneğin 20 yaşında bir kadın hamile kaldığında bunun düşükle sonuçlanma olasılığı %13 iken 42 yaşından sonra bu oran %50 dir. Bunun nedeni annenin yumurta kalitesindeki bozulmadır. Ancak gençlerde düşük daha nadir görüldüğü halde, onlarda da en çok düşük sebebi olarak karşımıza yine kromozom anomalilerini çıkmaktadır. Ancak buradan kalıtsal bir hastalık mı var endişesine kapılmamak gerekir. Bu durum genellikle, anne rahmine yerleşmekte veya yerleşmiş olan fetüsün bölünme aşamalarında uğradığı bir kusura nedeniyledir.

Çoğul Gebelikler

Gebelik sayısı arttıkça düşük riskleri de artmaktadır. Son yıllarda özellikle yardımcı üreme tekniklerinin artması ile çoğul gebelikler de artmıştır.

Teratojenik veya Mutajenik Etkiler

İlaçlar, tarımsal zehirler, radyasyon gibi

Genetik Nedenler

Anne ya da babaya ait genetik bir bozukluk. Bu bozukluklar annede herhangi bir sebep yapmaksızın gebelikte problem sonucu düşüğe sebebiyet verebilir)

Üreme Sistemindeki Yapısal Anomaliler

o Doğumsal uterin anomaliler (çift rahim, rahim içinin darlığı, rahim içinde perde vb)
o Myomlar
o Servikal yetmezlik (Rahim ağzı yetmezliği)
o Korpus luteum yetmezliği

Annede Görülen Bazı Enfeksiyonlar 

o Aktif enfeksiyonlar (Kızamıkçık, Sitomegalovirus, Listerya, Toksoplasma gibi)
o Yüksek ateş

Annede Görülen Sistemik Hastalıklar

o Sistemik lupus (SLE)
o Bazı tiroid hastalıkları (hashimato tiroiditi, graves gibi)
o Polikistik over hastalığı (PCOS)
o Kontrolsüz şeker hastalığı (diabetes mellitus)
o Böbrek hastalıkları
o Endometriosis
o Şiddetli hipertansiyon
o Kalp hastalıkları
o Kronik astım
o Antifosfolipid sendromu (Trombofilia)

Zararlı Alışkanlıklar

o Sigara
o Alkol
o Uyuşturucu
o Yüksek doz kafein

Tekrarlayan düşüklerdeki nedenler ise tamamen farklıdır. Bu konu yazının sonunda detayları ile anlatılmıştır.

Düşüğün Belirtileri

Vajinal kanama gebeliğin hiçbir aşamasında normal değildir ve hem anne hem de bebek için ciddi sonuçlar doğurabilir. Genellikle kanamaların çoğu önemsiz olmakla beraber ciddiyet ile yaklaşılması ve araştırılması gereken bir durumdur.
Düşüğün en önemli belirtisi kanamadır. Servikal yetmezlik yada suların erken gelmesi durumları dışında kanama olmadan düşük olmaz.

Bazı gebeler gebeliğinin ilk dönemlerinde yaşadıkları kasık ağrısı nedeniyle düşük korkusuna kapılabilirler. Bu kasık ağrılarının nedeni genellikle gebeliğin büyümesine bağlı olarak rahimi pelviste sabit tutmaya çalışan round  ligamentlerinin gerilmesidir ve korkulacak bir durum değildir. BU ağrılar ile arkadaş olmayı öğrenmelisiniz. Ancak devamlılık ve farklılık arzeden ağrıları doktorunuzla mutlaka görüşün.
Vajinal kanama durumunda mutlaka bir ultrason değerlendirilmesi ve bazen de alttan spekulum muayenesi gerekebilir. Vajinal kanamaya kasıktaki şiddetli ağrıların da eşlik etmesi genellikle düşük tehlikesinin arttığına işaret etmektedir.
Kişinin ağrı ve kanama ile birlikte kana bulanmış beyaz et parçası şeklinde pıhtılı parçaları düşürmesi tanı için önemlidir. Bu parçaların mümkünse atılmadan bir poşet içinde doktora görülmesi tanıyı kolaylaştırıcıdır.

Düşükte Yapılan İşlemler

Ayrıntılı bir sorgulamanın ardından muayene ve  ultrason incelemesi ile gebelik kesesi, kalp atımının varlığı, kanama sebebi vs araştırılır. Düşük  tanısı her zaman ilk muayene de konulamayabilir ve doktorunuz birkaç gün sonra ikinci bir muayene isteyebilir. Çünkü bazen düşük tehtidi, bazen ise tamamlanmamış düşük mevcut olabilir. Eğer düşük durumu kesinlik kazanır ise kürtaj uygulanır.
Her vajinal kanama düşük olmadığı gibi, bazen kalp atımı duran ama bir türlü düşüğün gerçekleşmediği durumlarda mevcuttur.  Eğer vajinal kanamaya rağmen bebekte kalp atımı mevcut ise, “Abortus imminens” tanısı konularak hasta gözlem altına alınır.

Düşük Hangi Durumlar İle Karışır ?

Dış gebelik ve mol gebelik (üzüm gebeliği) gibi anormal gebeliklerin varlığında da adet gecikmesi, kanama ve ağrı şikayetleri olabileceğinden düşük ile karışabilmektedir. Gebelikte kanama ve ağrı varlığında bu durumların göz önünde bulundurulması ve ayırıcı tanının yapılması son derece önemlidir.

Düşüğe Bağlı Tehlikeler

En sık olarak görülen komplikasyonlar, kanama ve enfeksiyondur.

Bir doğum uzmanının asıl görevi, her ne kadar gebeliği ve bebeği çok istesek de, öncelikli olarak annenin sağlığını ve hayatını korumaktır.

Düşükler, genellikle basit ve sorunsuz, moral bozucu durumlar olmakla beraber, özellikle annenin hayatını tehlikeye atacak kadar ciddi sorunlar haline gelebilirler.

Kanama çok fazla ise kansızlığa bağlı bulgular ve hipovolemik şok gelişebilir. Şok, daha çok ileri gebelik haftasında veya hastaneye gecikmiş hastalarda yoğun kanamaya bağlı gelişir.  Özellikle ileri gebelik haftalarındaki kanamaların miktarı hayati boyutlara varabilir.
Kanamanın bir diğer komplikasyonu da anemidir. Fazla kanama varlığında damar yolu açılarak serum hatta bazı durumlarda kan verilmesi gerekebilir.

Enfeksiyon ise genellikle rahim içerisinde parça kalmasına bağlıdır. Çünkü canlılığını yitiren dokular bakterilerin üremesi için ideal ortam yaratır.
Özellikle septik abortusta enfeksiyon anne hayatını ciddi bir şekilde tehtid edicidir.

Düşüklerle İlgili Sık Sorulan Sorular

Tüm Düşüklerden Sonra Kürtaj Gerekli Midir?

Genellikle “komplet” yani tam düşükler dışındaki düşüklerde, içeride kalan parçaların kanama veya enfeksiyon potansiyeli nedeniyle gereklidir.

Kürtaj Sonrası Kanama Ne Kadar Sürer ?

Düşük sonrası yapılan kürtaj sonrasında kanama miktarı 2-7 gün kadardır ve miktarı adet kanamasından fazla değildir.

10 günden uzun süren kanamalarda, ateş varlığında ve kötü kokulu kanamalarda  mutlaka doktorunuza danışmalısınız. Bazen ise kürtaj sonrası hiç kanama olmayabilir. Bu da normal bir bulgudur.

Kürtaj Sonrası Gebelik Testi Kaç Günde Negatifleşir ?

Düşük ve kürtajlardan 15-20 gün sonrasına kadar gebelik testleri gebelik varmış gibi ‘pozitif’ çıkabilir.

Düşük Sonrası İlk Adet Ne Zaman Görülür ?

Bir düşük sonrası uygulanan kürtajdan  sonra ilk adet genelde 4-8 hafta sonra olur.

Kan Uyuşmazlığı Varlığında Ek Önlem Gerekir Mi ?

Altı haftadan küçük gebeliklerde ek bir tedavi gerekmezken 6 haftadan büyük gebeliklerde anneyi Rh (kan) uyuşmazlığından korumak için “anti-D Immunglobulin” yapılması gerekir. Gebeliğin 13 haftadan büyük olduğu durumlarda – tıpkı doğumda olduğu gibi – ilk 72 saat içinde 300 mikrogram anti-D yapılırken, 13 haftadan küçük gebeliklerde 50 mikrogram yapılması yeterlidir. Ancak ülkemizde yalnızca 300 mikrogram anti-D Immunglobulin iğneleri mevcut olduğundan direkt bu iğneler gebelik haftasına bakılmaksızın yapılmaktadır.

Düşükten Sonra Yeni Bir Gebelik İçin Ne Kadar Beklenmelidir ?

Tıbbi olarak düşük sonrası ilk adet kanamasından sonra gebelik şansı vardır ve ancak şahsen ben rahmi ve bedeni 2 ay dinlendirmeyi doğru bulmaktayım.

Kürtaj Sonrası İlk İlişki Ne Zaman Önerilir ?

Kürtajdan 10-15 gün sonra cinsel ilişki olabilir. Ancak eğer halen kanama devam ediyorsa enfeksiyon riski nedeni ile kanamanın devam ettiği süre içinde cinsel ilişki önerilmez.

İmplantasyon Kanaması (Yuvalanma Kanaması) Nedir?

Embryonun rahim içine yerleşmesi (implantasyon) sırasında gelişen hafif (birkaç damlalık) kanamalar olup tamamen normal bir durumdur. Bu kanama, beklenilen adet gününde olduğu için rahatlıkla adet kanaması (mens) olarak da yorumlanabilir ve bu şekilde gebe kalındığı bile fark edilemeyebilir.

Gebe Adet Görür Mü?

Gebelik süresince bir kadın adet görmez. Bazı hastalar tarafından gebelikteki kanamalar yanlış bir şekilde adet kanaması olarak yorumlanmaktadır. Halbuki bu kanamalar düşük tehtidleri, erken doğum riskleri veya plasental patolojilere bağlı olarak gelişebilir. Bu durum hem anne hem de bebek açısından son derece riskli olabilir.

Gebeliğiniz süresince az veya çok her türlü kanama durumunda doktorunuza ulaşınız.

Düşük sonrası yeni bir gebelik denemeniz için öncelikle ideal kilonuza ulaşmanız, sigara ve alkolü bırakmanız,  eğer bir takım sistemik hastalığınız varsa (şeker hastalığı, astım, kalp hastalığı gibi) bunları kontrol altına almanız son derece faydalı olacaktır.

Tekrarlayan (Habitüel) Düşükler

Ard arda 3 defa düşük yapma olayına tekrarlayan düşük denir.

Tekrarlayan Düşüklerin Nedenleri ?

1-Rahmin Yapısal Bozuklukları: Septum uterus (rahim içi perde) gibi rahmin oluşması sırasında meydana gelen bozukluklar nedeniyle olabilir.Tedavisi: septum (perde) cerrahi olarak çıkartılır ve rahmin içi genişletilir. Böylece %70 oranında miyadına kadar devam eden gebelikler elde edilebilinir.

2-Hormonal Bozukluklar: En önemli düşük yapan hormonal bozukluk progesteron yetmezliğidir (luteal faz yetmezliğidir). Tanısında bazal vucüt ısısı grafisi, endometrial biyopsi ile gün tayini ve progesteron önemli rol oynar. Luteal faz yetmezliği varsa bu gebelere 8-10.uncu haftaya kadar oral, vajinal, rektal veya intramusküler olarak progesteron verilir.

3-Kromozomal Bozukluklar: Bebeğe ait trozomiler anne ve babaya ait translokasyon taşıyıcılığı durumlarında olur. Bu durumda tedavide kromozom bozukluğunda PGD ile tüp bebek, translokasyon taşıyıcığında ise yumurta bağışı tavsiye edilir.

4-Antifosfolipid Antikorları ve Tronbofili: Lupus antikoagülanı ve anti kardiolipin denilen, pıhtılaşma mekanizmasının önemli elemanlarının varlığında ve trombofili hastalıklarında aşırı pıhtrılaşmaya bağlı düşükler çok sıklıkla görülür. Eğer daha önce 2 veya 3 düşük öyküsü varsa ailenin, bu durumda pıhtılaşma mekanizması ile ilgili tahlilleri yaptırmaya çalışın. Tedavisi: genellike düşük molekül ağırlıklı kan sulandırıcılar ve aspirin tedavisidir.

5-Rahim Ağzı (Serviks) Yetmezliği: 2nci trimestr dediğimiz 14 ila 20nci haftalardaki düşüklerden sorumludur. Bu düşükler ağrısız ani su gelmesi ve çok hızlı bir şekilde düşük olayının gerçekleşmesi ile kendini gösterir. Bu durumda rahim ağzına bir sonraki gebeliğin 12 ila 14üncü haftalarında rahim ağzı dikişi (Mc Donald operasyonu)konur

Düşükten Sonra Dikkat Edilmesi Gerekenler!

1-Öncelikle moralinizi bozmayınız. Unutmayınız ki; ilk 3 ayda kendiliğinden düşen fetusların % 80’i anormal fetuslardır. Çoğunlukla da kromozomal bozukluklara bağlıdır.

2-Düşükten ve kürtajdan sonra doktoronuzun size verdiği antibiyotik ve ağrı kesici gibi ilaçları tavsiyeler doğrultusunda kullanınız.

3-Düşükten sonra hemen istediğiniz şekilde banyo yapabilirsiniz.

4-Düşükten sonra kanama 1 hafta kadar devam edebilir, korkmayınız. Ancak 10 günü geçen pıhtılı, kokulu, ateşli ve ağrılı kanamalarda doktorunuzu arayınız.

5-Kan grubunuz Rh (-) Negatif ise ve eşinizde Rh (+) pozitif ise 72 saat içinde kan uyuşmazlığı iğnenizi yaptırınız.

6-Düşükten sonra cinsel ilişki 10 günden sonra serbesttir.

7-Düşükten sonra gebelik (hamilelik): 20nci günden sonra yumurtlama başlar korunma yapmak gerekir.

8-Düşükten sonra ne zaman gebe kalınabilinir?: düşükten sonra hemen yumurtlama döneminiz başlayabilir ama bebek için en az iki ay beklemekte fayda var . Ondan sonra gebelik (hamilelik) planlanabilir. Hamile kaldığınızı öğrenir öğrenmez bir an önce doktorunuza giderek bu gebeliğinizin düşükle sonlanmaması için gerekli tavsiyeleri alınız ve ilaçlarınızı kullanınız.

9- Düşükten sonra yapılması gereken testler: 3’den fazla kendiliğinden düşük yapanlar için (habitüel düşük) mutlaka genetik araştırma ve trombofili (kanın aşırı pıhtılaşması) testlerini yaptırmaları gerekir. Ayrıca 14 haftadan büyük düşüklerde ise ilaçlı rahim filmi çektirmeli ve rahim ağzı gevşekliği değerlendirilmelidir.

 

1.527 Yorum "Düşükler (Abortus)"

  1. Gulizer Tarih: 13 Şubat 2018 Saat: 13:31

    Mmerhaba hocam adetim ustunde 10 gun gecti dusuk yasadim sonra 33 gun sonra adet oldum normalde 29 gunde bir oldum ve bu seferki cok agrili ve az kanamali gecti dusukten sonra tekrar hamile kalmak isitiyorum yurtlamam ne zaman olur

    • Cüneyt Özcan Tarih: 14 Şubat 2018 Saat: 11:51

      bir düşük sonrası yumurtlama düzeni iki üç ay şaşırabilir onun için biz de bilemeyiz. ama zaten 2 ay korunmanızı öneririm.

Bir Cevap Yazın

E-posta adresiniz sadece doktorumuz tarafından görülecektir.

Yorumunuz doktorumuz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.