Erken Doğum, Nedenleri, Belirtileri

Gebeliğin 20. Haftasından sonra ve 37. haftasından önce bir bebeğin dünyaya gelmesine erken doğum, bu bebeklere de prematür bebek adı verilir. Gebeliğin 20. haftasından önce gerçekleşen doğumlar ise düşük olarak kabul edilirler.

Tüm gebeliklerin yaklaşık olarak %10’unda erken doğum gerçekleşir. Yenidoğan bebeklerdeki ölümlerin en başta gelen sebebi erken doğumdur. Prematüre bebeklerin en önemli sorunu, akciğer gelişimlerindeki yetersizlik sonucu solunum zorluğu yaşamalarıdır. Ayrıca bebek ne kadar erken dünyaya gelmişse, santral sinir sistemi ile ilgili sorun riski de o kadar fazladır.

Erken doğum ile dünyaya gelen bebeklerin yaşama ilişkin riskleri, gebelik haftası ilerledikçe azalır. Son yıllarda prematüre bebek bakımındaki gelişmeler son derece umut vaat edicidir ve 28 hafta altındaki bebeklerin bile yaşam şansları giderek artmaktadır.

Ancak, tüm dünyada prematüre bebek doğumları halen ciddi problemleri beraberinde getirmektedir. Ve bu bebeklerin bakımı, gelişebilecek komplikasyonların giderilmesi için gereken tıbbi bakım masrafları da oldukça fazladır.

Erken doğumun sebepleri nelerdir?


Genellikle erken doğum eyleminin birden fazla sebebi olduğu ve birden fazla etkenin aynı anda tetikleyici rol üstlendiği düşünülmektedir. Genel olarak anneye ait ve bebeğe ait sebepler mevcuttur.

Bebeğe ait nedenler arasında en başta çoğul gebelikler, bebeğin eşinin (plasentanın) erken ayrılması, bebeğin içinde bulunduğu suyun fazlalığı veya azlığı söz konusu iken;
Anneye ait nedenler arasında ise 17 yaş altı yada 35 yaş üstü gebelikler, gebelikte tansiyon yükselmesi, boya göre aşırı kilolu ya da aşırı zayıf olma, alt genital sistem veya idrar yolu enfeksiyonları, Kanama ile seyreden gebelikler, rahim anormalileri, annede akciğer, kalp, böbrek, karaciğer gibi sistemik bir hastalık varlığı, ağır beslenme yetersizliği, sigara ve alkol içimi, ruhsal bunalımlar, yaşanan yoğun stres ve üzüntüler ve ağır çalışma koşulları sayılabilir.

Yine de hiçbir sebep tespit edemediğimiz erken doğum vakaları da hiç azımsanmayacak kadar çoktur.

En önemli noktalardan birisi daha önceki gebeliğinde ya da gebeliklerinde erken doğum riski yaşamış olan gebelerin belirgin risk altında olduklarının bilincinde olmalarıdır.

Erken doğumun belirtileri nelerdir ?
Erken doğum belirtilerinin başında düzenli rahim kasılmaları gelir. Ancak rahim ağzı yetmezliklerinde genelde rahim kasılmaları olmadan doğum eylemi başlarken bazı gebelerde de doğum eyleminin habercisi kanama olabilir.
Kasılmaları elinizi karnınıza koyduğunuzda, karın duvarında rahminizin toplanma ve sertleşme hissi veya her zamankinden daha gergin bir hal alması şeklinde hissedebilirsiniz.
Kasılmalar sık ve ritmik aralıklarla tekrarlıyorlar ise gerçek doğum sancılarının habercisi olabilirler. Bir saat boyunca, 3-4’ten fazla sayıda kasılma hissediyor iseniz en kısa sürede doktorunuz ile irtibata geçmelisiniz.

Unutulmamalıdır ki erken doğumu engellemede, en azından geciktirmede başarı, erken tespiti ile mümkündür.


Gebede erken doğum riski saptandığında ilk başta gebe hastaneye yatırılır ve derhal damar yolu açılarak sıvı takviyesi yapılır.
Ardından erken doğum eylemine sebep olabilecek faktörler tespit edilmeye çalışılır ve etkene göre tedavi planlanır.

Tıbbi tedavi ile erken doğum eyleminin durdurulması veya geciktirilmesi mümkün olabilir. Tedavide öncelikle kasılmaları durduracak en azından azaltacak ilaçlar (tokoliz  tedavisi) başlanır, ardından bebeğin erken doğum ihtimaline karşı, herhangi bir akciğer yetmezliği riskinin önüne geçmeye yönelik bir iğne başlanır.

Rahim kasılmalarını durdurulması amacıyla verilen tedaviye tıp dilinde tokoliz adı verilir

35-36. gebelik haftasından sonra genellikle ilaç tedavisine gerek kalmaz.

Erken doğum riski nedeniyle tedavi gördükten sonra taburcu olan gebeler mutlaka sıkı takibe alınmak koşulu ile evine gönderilmelidir.

Erken doğum açısından risk grubundaki gebelerin (daha önce erken doğum hikayesi olanlar, rahim ağzı yetmezliği olanlar ya da çoğul gebelikler) belirli aralıklarla ultrason muayenelerinde rahim ağzı boyunun ölçülü önerilir. Ayrıca vajina ve idrar kültür de önemlidir.

Rahim ağzı yetmezliği (servikal yetmezlik)

Bu sorun ya doğuştan olur veya evvelce geçirilmiş güç doğum, geçirilmiş rahim ağzı operasyonları veya geçirilmiş kürtajlar sonucu rahim ağzı kaslarının yırtılması nedeniyle olur. Genellikle tanı konulduğunda çok geçtir ve doğum eylemi başlamıştır. Rahim ağzı yetmezliği olanlar genellikle ilk çocuklarını kaybederler ve devam eden gebeliklerinde buna yönelik önlemler alınır. Ancak bazen, vajinal muayene yapılırsa yada ultrasonda tesadüfen tespit edilebilir.

 

Tedavide genellikle yatak istirahat yetmez, ameliyat ile rahim ağzına dikiş koymak gerekir. Ameliyat kolaydır ve erken yapıldığından bebek anesteziden zarar görmez. Normal doğum planlanıyorsa genellikle 35-37 haftalarda, sezaryen planlanıyorsa ameliyat günü dikiş alınır.

 

Paylaş: