Gebelik ve Beslenme

Gebelikte beslenme için ayrı bir başlık açılması aslında beni hep üzmüştür aslında; çünkü tek cümle ile genel beslenme kurallarına ilave edilecekler anlatılabilirdi. Tabii bunun için DENGELİ BESLENMEYİ bilen bir toplum olmamız gerekirdi. Yani, aslında dengeli beslenme kurallarını gebelikte de uygulamaya devam edeceğiz ancak bu konuda eksiklerimiz olduğunu bildiğim için DENGELİ BESLENME konusunu da kapsayan bir yazı hazırlamak zorunda kaldım.Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, gebelikte dengeli beslenmede ANA AMAÇ bana göre anneyi korumak ve içindeki küçük canavarımızın, annenin tüm besin depolarını tüketerek ona zarar vermesini engellemektir.
Tabii ki annenin sağlıklı beslenmesi, sorunsuz bir hamilelik geçirebilmek ve sağlıklı bir bebek sahibi olabilmek açısından son derece önemlidir. Ama dengeli beslenmeyen bir annenin dahi bebeği, biraz daha düşük doğum ağırlıklı dahi olsa yine de gelişebilir ama annede oluşabilecek dengesiz beslenmeye bağlı hasarlar geri dönüşümsüzdür. Diğer bir sıkıntı da, gebeliğiniz boyunca etrafınızdakilerin gerçekte yarar getirmeyecek hatta zararlı olabilecek bir sürü tavsiyede bulunmadır. Bunlardan en önemlisi de iki CAN taşıdığınız için iki kat yemeniz gerektiğidir ki fazla alınacak kilo her ikinize de sadece zarar verir. ASLINDA gebelik boyunca yediğiniz total yemek miktarını arttırmanız değildir istediğimiz; sadece aynı miktarı 3 öğünden 6 öğüne bölmeniz ve dengeli besin grupları ile süslendirmenizdir.Diğer bir konu da, gebeliğin ilk üç ayında o kadar bulantı kusma arasında nasıl dengeli beslenileceği. Doğrusu ben ilk üç ay konusunda gebelerimin sadece sıvı tüketebilmelerini ve canları ne isterse , neden tiksinmiyorlar ise onunla beslenmelerini öneriyorum. Üçüncü ayın sonunda ancak 5 cm olan embryo zaten yeterli olan annenin rezervleri ile yeterince beslenebilecektir ama susuz kalan bir gebenin kanına karışacak olan ketonlar bebeğe ulaşarak beyninde hasar oluşturabilirler. Gebeliğin ilk trimesterında en büyük tehlike gebenin susuz kalmasıdır. Ancak gebenin gebeliğin ilk üç ayında kilo kaybının %10’un altında olması gerekmektedir. Aksi halde hastanede takibi ve beslenmesi gerekebilir.Gebeliğin 11-12. Haftadan sonra bulantı kusmalar düzelecek ve iştah artacaktır. Aslında asıl sorun bundan sonra başlamaktadır. Çünkü gebelerde doyma merkezi, normal insanlara göre iki kat daha geç doyduğunu algılar ve bu da çok daha fazla yiyecek tüketilmesine sebep olabilir. Ne yazık ki gebe çoğu zaman bunun farkında değildir. İşte bu nedenle de genellikle iştah artması ve aşırı kilo alımından bahsederiz. Yapılan araştırmalarda gizli kamera çekimleri sonrası gebelere kahvaltıda kaç dilim ekmek yedikleri sorulduğunda genellikle 3-4 dilim cevabı alınmış oysa çoğunu yaklaşık bir ekmeği bitirdiği videolarda görülmüştür. Burada olay gebemizin ‘yalan söylüyor’ olması değil, farkında olmamasıdır. Bu nedenle benim önerim, kilo alımı fazla olan gebelerin yemeklerini mutfaktan uzakta yemeleri, masaya fazla ekmek konulmaması ve yeme süresinin daha uzun tutulmaya çalışılmasıdır. UNUTMAYALIM Kİ, hassas olan gebemize kilo ile ilgili şakalar yapmak veya onu rencide etmek hoş olmadığı gibi haksızlıktır da.
Beslenmenin gebeliğin sonucunu etkileyen diğer pek çok değişkenden bağımsız olarak ele alınıp iyi ya da kötü beslenmenin anne ve bebek sağlığı üzerindeki etkilerini doğru bir şekilde değerlendirebilmek pek mümkün değildir.Örneğin sosyoekonomik nedenlerle kötü beslenen bir anne adayının genelde sağlıksız çevre koşullarında yaşaması ve yeterli tıbbi destek alamaması ihtimali hayli yüksektir.Gebeliğe düşük bir kiloyla başlayan ve hamilelik sırasında da az kilo alan anne adaylarının düşük doğum kilolu bebek (2500 gr dan az doğum kilosu) doğurma olasılığı yüksektir.Bunun tam tersi de doğrudur,yani gebeliğin başında fazla kilolu olan ve hamilelik sırasında da fazla kilo alan bir kadının iri bebek doğrurma olasılığı artar.Bu nedenle annenin gebelik öncesi vücut kitle indeksi (body mass index = BMI) gebelik sırasında alınması gereken ideal kiloyu etkiler.Buna göre;BMI Önerilen toplam kilo artışıDüşük kilo <19,8 12,5 – 18
Normal kilo 19,8 – 26 10 – 14

Fazla kilo > 26 7 – 11,5

Normal sağlıklı bir kadında tüm gebelik boyunca önerilen kilo artışı 10-13 kg’dır. Bu 10 kilonun 5 kilosu anneye, 5 kilosu ise bebeğe ve ona ait oluşumlara (plasenta, amniyon sıvısı) aittir.

Beslenmenin gebeliğin başlangıcından önce dahi düzenli olması gereklidir. Bugün gebelik olasılığı bulunan her kadının nöral tüp defekti (Kafatası veya omurgada oluşan gelişlim bozuklukları ile birlikte beyin yada omuriliğe ait bazı dokuların veya bunları koruyan zar yapılarının normalden farklı olarak ciltaltı veya üzerinde yeralması) olasılığını azaltmak için diyetle ya da ek olarak günde 0,4 mg Folik asid alması önerilmektedir. Daha önceki gebeliklerinde nöral tüp defekti öyküsü olan kadınlarda bu miktarın 10 katına çıkarılması gerekir. Diğer doğumsal problemler veya daha sonra ortaya çıkan başka sağlık sorunlarından örneğin çocukluk çağı kanserlerinden korunmak için gerekli olabilecek diyet değişiklikleri konusunda kesin kabul edilmiş bir veri yoktur.

Son yıllarda folik asid alımı konusunda aşırı bir hassasiyet oluşmaya başlamıştır.Aslında özellikle Türk mutfağından dengeli bir beslenmesi olan bir kadında günlük ihtiyacın sadece yiyeceklerden alınması mümkündür. Örneğin ette, yeşil sebzelerde, yumurtada , beyaz ve esmer ekmekte folik asid bulunmaktadır. (Bakınız tablo:…) Fazla alınman miktarın vücutta depolanmadan atılması nedeniyle fazla miktarda folik asid tüketimine ait bir olumsuzluk bildirilmemiştir.

Gebeliğin toplam 80.000 kcal ek enerji ihtiyacı oluşturduğu bunun da günlük 300 kcal fazla enerjiye denk düştüğü hesaplanmıştır.Bu 300 kcal 10 patates cipsinin kalori miktarına denktir.Ama kesinlikle söylenebilir ki bu ek kalori gereksinimini patates cipsi yerine bir bardak süt ve bir sandviç ile karşılamak çok daha sağlıklıdır.Gebelik boyunca beslenmedeki temel kurallardan biri kalori değeri yüksek ama besin değeri ve doyuruculuğu az yiyeceklerden uzak durmaktır

Gebelik öncesi ve sonrasında beslenme alışkanlığı ile ilgili önerilerini şu şekilde sıralayabiliriz.
1) Gebelik Öncesi:Kilo durumu ve beslenme alışkanlığı değerlendirilmeli. Egzersiz alışkanlığı edinilmeli ve zararlı beslenme alışkanlıkları giderilmeye çalışılmalı . Kötü beslenme ile gereğinden fazla ya da az kilo almanın doğuracağı sonuçlar konusunda bilgi sahibi olunmalı .

2) Gebelik Boyunca : Günlük besin alımı değerlendirilmeli, besleyici değeri yüksek olan kaliteli besinlerin alınmasına ve gıdaların çeşitlendirilmesine dikkat edilmeli. Kilo artışı doktor ziyaretleri haricinde de takip edilmeli ( en az haftada bir kez tartılmalı). Özellikle gebeliğin ilk ayı boyunca, başlangıç kilonuza göre

Kimyasal maddelere ve ilaçların alımı konusunda çok dikkatli davranılmalı.Uygun egzersiz programları hakkında bilgi edilmeli ve uygulanmalı.Mevcut kansızlık olmasa bile demir desteği alınmalı.

Gerekirse bir diyetisyene başvurulmalı, burada ben gebelikte beslenme ile ilgili genel prensipleri başlıklar halinde sunacağım. Burada bir beslenme tablosu vermeyi kişiden kişiye değişkenlik göstereceği ve standart olmayacağı için doğru bulmuyorum.

Genel olarak gebelik boyunca

• 3 ana öğün ve en az iki ara öğün tüketilmelidir
• Öğünlerin gebelik öncesine göre daha ufak tutulması daha yavaş yenmesi ve besinlerin mümkün olduğunca fazla çiğnenmesine dikkat edilmelidir.
• Gün içinde farklı zamanlara dağıtılmak üzere 8 bardak kadar su içilmesi uygundur
• 3 su bardağı veya 2 büyük bardak süt veya süt grubu besin tüketilmelidir.
• En az bir öğünde hayvansal protein içeren bir porsiyon alınması uygundur.
• Akşam yemeklerinin daha hafif ve sindirimi kolay gıdalardan oluşması tercih edilmelidir.
• Lifli gıdaların tüketilmesi gebelikte sık rastlanan bir sorun olan kabızlıktan korunmak açısından önemlidir

Besin Değişimleri

İçerdikleri kalori miktarı ve besin öğeleri açısından benzerlik gösteren yiyecek maddeleri farklı besin gruplarında toplanabilir.Sağlıklı bir diyette bu besin öğelerinin hepsi belirli miktarlarda bulunmalıdır.Gebelik sırasında da dengeli beslenme konusunda bu gruplardan yararlanılabilir.
Besin değişim grupları 1) Ekmek (Tahıl)grubu
2) Süt grubu
3) Et grubu
4) Baklagil grubu
5) Sebze grubu
6) Meyve grubu
7) Yağ grubu

Protein

Proteinler hücrelerin temel yapı taşlarıdırlar ve amino asit denilen yapılardan oluşurlar. Doğada toplam 20 çeşit amino asit vardır. Amino asitlerin bir kısmı vücutta diğer maddelerden üretilebilirken esansiyel amino asit adı verilen 8 tanesi vücutta üretilemez ve mutlaka besinler yolu ile dışarıdan alınmaları gerekir. Hayvansal proteinler bu 8 amino asidin tümünü de içerdiğinden komplet proteinler olarak adlandırılırlar ve beslenmede son derece önemlidirler.

Proteinleri saç telinden tırnağa kadar vücutta bulunan tüm hücrelerin yapı taşı oldukları gibi beyin ve sinir sisteminin gelişimi içinde yaşamsal öneme sahiptirler. Bu nedenle hamile kadınarın günde 60-80 gram protein almaları önemlidir.

Proteinin ana kaynağı hayvansal gıdalardır. Et, kümes hayvanları ve balık komplet proteinler içerirler. Bunun yanısıra süt ve süt ürünleri de hayvansa protein gereksiniminin karşılanması açısından yeterli olabilir.

Süt ve süt ürünleri

Gebe bir kadın güçlü kemikler ve dişler için bebeğe gerekli olan kalsiyum ve diğer elementleri sağlamak maksadıyla en az 1-2 bardak süt içmelidir. D vitamini takviyeli sütler varsa bu çok daha iyi olur.Gaz ve hazımsızlık nedeni ile (laktoz intoleransı) süt içilemeyen durumlarda bunun yerine peynir ya da yoğurt yenebilir. Kalsiyum alımının yetersiz olmasi durumunda dışarıdan verilecek ilaçlar ile destek sağlanabilir.

Et, balık, kümes hayvanları, yumurta, kurubaklagiller
Bu gıdalar vitamin ve mineral yanında protein de sağlarlar. Gebe kadında ve bebeğinde doku gelişimi ve yeni doku oluşumu için protein şarttır. Bu tür gıdalardan günde 3 öğün alınmalıdır.Baklagiller öğünün protein değerini arttırmak için peynir, süt ya da etle birlikte alınabilir.

Yağlar ve tatlılar

Bu grup gıdalar margarin, tereyağ, şekerlemeler, tatlılar, hafif ,içkiler snack tabir edilen gıdalar, salata sosları, bitkisel yağlar gibi besinleri içerir. Bu türden gıdalar öğünlerde tek başına alınmamalı sadece kalori açığını gidermek için yenmelidir.

Vitamin ve mineral desteği, demir ve folik asit

Hamile kadınlara pekçok vitamin ve minerali içeren ilaçları vermek rutin ancak gerekliliği hala daha tartışılan bir uygulamadır. Dengeli ve doğru beslenen hamile bir kadında dışarıdan vitamin desteği şart değildir. En iyisi vitamin ve mineralleri doğal gıdalar ile almaktır. Düzgün beslenildiği taktirde medikal desteğe gerek olmaz. Ancak demir ve folik asit bu durumun istisnasıdır.

Folik asit bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimi için kilit öneme sahip olduğundan hamile kalmadan önce alınmaya başlanması gerekir. Gebelikteki artmış demir gereksinimi doğal yollardan karşılanamaz. Bu nedenle özellikle gebeliğin 2. yarısından sonra dışarıdan verilen demir ilaçları ile destek yapılır. Türk toplumunda demir eksikliği anemisi çok sık görüldüğünden gebeliğin başında yapılan kan sayımında anemi saptanması durumunda gebeliğin en başından itibaren desteğe başlanabilir. Gebelikte demir kullanımının bir başka önemi de kansızlık olmasa dahi hem anne adayının hem de bebeğin demir depolarını yeterli şekilde doldurmak için gerekli olmasıdır.

Su

Daha önce de bahsettiğim gibi Su hamilelikte alınmasına en önemli besin maddesidir. Kış aylarında günde en az 2-2.5 litre, yaz aylarında ise 3-4 litre tüketmek gereklidir. Faydaları anlatmakla bitmez ancak basitçe, vücuttaki toxinlerin atılmasında ana rol aldığı gibi hücre yenilenmesi ve rahmin ve round ligamentin gereksiz kasılmalarını da azaltmaktadır.

Tuz

Geçmişte gebelikde tuz tüketiminin kısıtlanmasının gerektiği düşünülmekteydi. Günümüzde ise bunun gerekli olmadığı normal miktarda gıdalar ile alınan tuzun yeterli olduğu ve kısıtlamaya gidilmemesi gerektiği kabul edilmektedir.Hamile bir kadın günde 2 gram tuz almalıdır. Yetersiz ya da aşırı tuz alımı anne adayının sıvı elektrolit dengesini olumsuz şekilde etkiler

Vejeteryan diet

Sakıncalı olmakla birlikte belirli kurallara uyulmak kaydıyla gebelik sırasında vejeteryan diete devam edilebilir.

En çok sorulan konulardan biri ise gebelikte BİTKİ ÇAYLARI ve etkilerini ayrıca, bir başlık altında sitemizde bulabilirsiniz.

70 Yorum "Gebelik ve Beslenme"

  1. Sibel Tarih: 19 Ocak 2018 Saat: 13:11

    Slmlar hocam hamilelikten once 14 kg verdim 6 haftalik gebeyim sporu biraktim 1 kilo geri geldi disarda yuricek alanim yok kosu bandinda yurumek zararlimi?

    • Cüneyt Özcan Tarih: 22 Ocak 2018 Saat: 13:26

      yürüyebilirsiniz, emekleriniz boşa gitmez ve zararı da olmaz. yeter ki nabzınızı 140’ın üzerine çıkarmayın.

Bir Cevap Yazın

E-posta adresiniz sadece doktorumuz tarafından görülecektir.

Yorumunuz doktorumuz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.