Gebelikte Doktor Takipleri

Gebelikte Doktor Takipleri

Gebelik yaklaşık 40 hafta sürecek bir uzun bir süreçtir ve hekim ve hastane seçiminiz son derece önemlidir. Hekiminizin ve hastanenizin size güven ve CESARET vermesi, sağlıklı bir gebelik ve doğum süreci geçirmeniz için son derece önemli olduğu kadar, stressiz ve huzurlu geçirilen bu süreç bebeğin de ruhsal açıdan daha uyumlu ve sağlıklı olması konusunda da çok etkilidir. İşte bu maratonun  ilk 28 haftasında ayda bir, 36. haftaya kadar 2 haftada bir ve 36-40. haftalarda haftada bir doktor kontrolü gereklidir. Ancak herhangi bir risk veya şikayet varlığında doktorunuzun uygun göreceği şekilde daha sık kontroller olabilir.

İlk muayene için gebelikten şüphelendiğiniz anda doktorunuza başvurunuz. Erken dönemde yapılacak olan tetkik, muayene ve ultrason incelemeleri gebeliğin sağlıklı şekilde devamında, diabet (şeker), Guatr, Hipertansiyon gibi sistemik hastalıkların tespitinde veya başlangıcının belirlenmesinde, bulaşıcı enfeksiyona hastalıklarının varlığının ve önleminin alınmasında son derece belirleyicidirler.

İlk muayenede gebeliğinizin yaşı, anne ve fetusun sağlık durumları belirlenecek ve gebelik süreci ile ilgili olarak plan yapılır. Yine ilk muayenede doktorunuz, tüm gebelik takibi boyunca olacak olan değişimlerde yol referans olacak takım kan ve idrar tahlilleri istenecektir. Aynı zamanda gizli kalmış bazı enfeksiyon ve sistemik hastalıkların tespiti de bu şekilde mümkün olacaktır. Gebelerde asemptomatik yani belirti vermeyen idrar yolu enfeksiyonları sık olduğundan ve erken doğuma sebebiyet verebildiklerinden ayda bir idrar tahlilini tekrarlamakta fayda vardır.. İlk 8-10 haftaya kadar Ultrason muayenesinde değerlendirilmesinde vajinal yol tercih edilir. Vajinal ultrason henüz pelvis dışına çıkmamış gebelik ve fetus hakkında karından yapılan abdominal ultrasona göre çok daha net görüntü alınmasını sağlar. İlk ultrasonda amacımız, gebelik kesesine, Fetusun (bebeğiniz) kalp atımına ve herhangi bir kanama odağının var olup olmadığına bakarız. Fetal kalp hareketleri transvajinal ultrason ile 5,5 hafta civarında görülebilir ancak yumurtalama dönemi geç olan bayanlarda bu süre gecikebilir. İlerleyen muayenelerde gebelik pelvis dışına çıkacağından abdominal (karından yapılan) ultrason tercih edilecetir. Ancak erken doğum tehdidinde rahim boynu (serviks) uzunluk ve açıklığını değerlendirebilmek için vajinal ultrason kullanılır. Unutmayınız ki, ne vajinal ultrason ne de abdominal ultrason kanama, düşük yada herhangi başka bir şekilde ne size, ne de bebeğinize zarar vermeyecek güvenilir yöntemlerdir ancak bebeğinizin tüm sorunlarını tespit edebilecek yetenek ve teknolojiye de sahip değillerdir. Son derece yardımcı yine de yetenekleri sınırlı cihazlardır.

Gebelik boyunca her muayenenizde bebeğinizin kalp sesleri, bebek hareketleri ve gelişimi muayene ve ultrasonla takip edilirken, anne adayının da kilo alımı, tahlilleri ve kan basıncındaki değişimler değerlendirilecektir.

Gebeliğin 11-13. haftalarında ikili test (I. Trimester tarama testi)  yaptırmanız istenecektir. Ultrasonla bebeğinizin boyu ve ense kalınlığı ölçülecek, daha sonra sizden alınacak kan sonuçları ile beraber yapılacak bir değerlendirme ile bebekte zeka geriliğinin sebebi olan Down sendromu ve ayrıca trisomi 18 ve nöral tüp defekti (bel kemiğinde açıklık) taranacaktır. Burada en önemlisi doktorunuzun ense kalınlığı ölçümü konusundaki ultrason yeteneği ve cihazının kapasitesidir.

16-18. haftalarda yapılan “üçlü tarama testi” yada yeni ve daha etkili kabul edilen ‘’dörtlü test’’ yine, Down sendromu, nöral tüp defekti ve trisomi 18 taraması yapılacaktır. Ancak daha önce ikili test yaptırılmış ve normal ise üçlü tarama testine gerek bulunmamaktadır. Bu haftada ultrason ile ilk anomali taraması yapılacaktır. İkili yada Üçlü tarama testlerinin sonucunda yüksek risk mevcut ise, daha önce özürlü bebek hikayesinde, kalıtsal geçişli bir hastalık mevcudiyetinde veya 37 yaş üzeri anne adaylarında amniyosentez ( bebeğinin amnion sıvısından alınan bir örnek ile genetik hastalık taraması) önerilebilir.

20-24. haftalarda en önemli ultrason taraması, yani ‘organ taraması’ yapılır. Bebeğinizi organ gelişimi hemen hemen tamamlandığı için, iyi bir ultrason ve işinin uzmanı bir hekim tarafından 2. Düzey ultrason ile organ taraması önerilecektir. Bu ultrason muayenesinde bebeğiniz göz bebeklerinden, beyin içindeki kıvrımların ve kanalların gelişimine kadar pek çok organı taranacaktır. Ne yazık ki daha önce de söylediğimiz gibi, her şeye rağmen olası problemlerin ancak %70’i tespit edilebilir yada görünebilir. Bunun en önemli sebepleri arasında bebeğinizin pozisyonu, ultrasonun cihazlarının teknik açıdan daha fazlasına imkan vermemesi ya da annenin bebekteki bazı sorunları karın içinde iken tolere ediyor iken doğum sonrası bebeğin kendi başına tolere edememesi gibi nedenler gelir.

24-28. haftalarda gizli şeker tarama testi (GCT) yapılacaktır. 50 gr glukoz ile yapılan bu testte glukoz içildikten 1 saat sonra kan şekeri ölçülür. Bu test üçlü test gibi bir tarama testidir. Eğer bunun sonucu anormal çıkarsa (140 mg/dl’nin üstü) tanı testi için 3 saatlik 100 gr glikoz testi (OGTT)  yapılır. Bu testte açlık, 1., 2. ve 3. saat kan şekerleri sonuçlarına göre değerlendirme yapılır. Tam kan sayımı ve idrar tahlilleri da bu haftada tekrarlanabilir. Kan uyuşmazlığı olanlarda 28. haftada İndirekt Coombs testi yapılmalıdır. Negatif (yani etkilenmemiş) ise sonraki etkilenme riskini önlemek için koruyucu amaçlı Anti Rh İmmunglobulini (kan uyuşmazlığı koruyucu aşısı) yapılması faydalıdır.

28. haftadan sonra artık doktorunuza 2 haftada bir gitmeniz gerekecek.

32-36 hafta arasında Bu haftadan itibaren, fetal iyilik testleri (gerekirse daha önce) denilen: NST (Non-Stres Test), Doppler ultrasonu ve Biyofizik Profil’dir denilen testler başlayacaktır. NST, bir monitörr yardımı ile bebeğin kalp atışlarının sayımını ve düzenini takip ederek bebeğinizin stress durumunu ve oksijenlenme durumunu değerlendirirken aynı zamanda sizin de doğum sancılarınınız var olup olmadığını değerlendiren bir yöntemdir. Biyofizik profil, NST sonucuna ilaveten, ultrason ile bebeğinizin kalp atımı, göğüs hareketleri, kol bacaklarının hareketleri, tonusu ve amnion sıvı miktarının değerlendirilmesidir ve doktorunuzca her muayenede rutin olarak yapılacaktır, doppler ölçümü ile de, yine gelişmiş ultrason cihazlarının farklı bir çalışma prensibinden faydalanılarak bebeğin anne tarafından yeterli kan ve oksijen alıp almadığının tespit etmeye yardımcıdır.

Çalışan anneler 32. haftada isterlerse doğum öncesi iznine ayrılabilirler. İsterlerse bunun bir kısmını doğum sonrasına erteleyebilirler.

37. haftadan sonra muayeneleriniz haftalık olacaktır, lütfen aksatmayın

38 haftada (doğum belirtileri daha önce başlamamışsa) vajinal muayene ile bebeğin doğum kanalına girip girmediği, rahim ağzında açıklık olup olmadığı, normal doğum için bir engel olup olmadığı değerlendirilebilir, bu doktorunuzun vereceği bir karardır. Bu haftadan itibaren doktorunuzla doğum süreci, belirtileri ve acil bir durumda ne yapmanız gerektiği konusunda, daha önce konuşmadı iseniz, mutlaka konuşmalısınız.

 

Benim şahsen en sık karşılaştığım sorunlardan biri, hastalarımın her odadan çıkmadan önce sormak istedikleri şeyleri ‘unuttuklarını’ ifade etmeleridir. Bu nedenle kendilerine hep şunu öneririm, lütfen buzdolabınızı üzerine bir not kağıdı asın ve aklınıza gelen soruları oraya not alın. Muayene gelirken, eğer yanınıza almayı unutmaz iseniz, aklınızda bir soru işareti kalmayacaktır. Unutmayın, gebelik unutkanlığı tetikleyen bir durumdur ve pek çok soru işareti ve bilinmezi olan uzun bir süreçtir. Doktorunuz İNTERNETTEN daha bilgilidir ve sizi daha iyi tanır.

Paylaş: