Hesaplayıcılar

Bilgisayarınız bugünün tarihini olarak gösteriyor. Program, bu tarihe göre hesap yapacaktır. Eğer tarih yanlış ise bilgisayarınızın tarihini lütfen düzeltin.
  Gebelik Hesaplama

Son adet tarihinizin ilk gününü giriniz:

Gün:

Ay:

Yıl:


Bu verilere göre şu anda hafta günlük hamilesiniz tebrikler !!! (±3 gün hatapayı olabilir !!!)

Muhtemel doğum tarihi (40 haftayı doldurduğu tarih):


 
 
Aşağıdan gebelik haftanızı seçip, gebelik haftanızla ilgili kısa bilgiler edinebilir veya ayrıntılı bilgilerin bulunduğu sayfamıza buradan gidebilirsiniz.
 

1. Hafta

Gebeliğe Hazırlık

Düzenli adetleri olan bir bayanda,12-14. günkadının yumurtlama dönemidir ve gebelik bu dönemde oluşur.

Ancak gebelik haftasını hesaplarken, gebeliğin başlangıcı olarak, gebe kalınan-ilişkinin olduğu gün olarak değil, bundan yaklaşık 14 gün öncesi yani son adet kanamasının ilk günü (SAT) kabul edilir.

Her zaman yumurtlama veya ilişki günü net olarak belirlenemeyeceği için hesaplamaların daha kolay olması amacıyla son adet tarihi başlangıç noktası olarak alınır ve hafta hafta hesaplanır.

Sizde takipler sırasında hafta belirtmeyi öğrenmelisiniz.

Bu şekilde hesaplandığında gebelik 280 gün yani 40 hafta sürer.
Daha önce nasıl gebe kalındığı konusunu ve gebelik öncesi yapılması gerekenleri konuşmuştuk. Şimdi de bebeğinizde ve sizde olacak olan değişimleri ve gelişimleri hafta hafta inceleyelim
Adetden sonraki ilk hafta içinde yumurta kadının yumurtalıklarında kesecik (folikül) içinde gelişmeye başlar. Böylece ilk hazırlıklar oluşur.

2. Hafta

Yumurtanın Atılması

Anne adayının yumurtalıklarında yumurta hücresi (oosit) gelişir (yumurta hücresi folikül adı verilen kesecik içinde gelişir).

Eşzamanlı olarak endometrium(döl yatağı-rahim iç zarı) da kalınlaşmaya başlar.Endometriumembryonun rahim içinde tutunma ve yerleşme yeridir bu nedenle gelişimi önemlidir.

Atılan yumurta fallop tüpünün içinde ilerler.

Genellikle kadınlar her ay bir adet yumurta üretir.Eğer kadın iki ya da daha fazla yumurta üretirse çift yumurta ikizleri veya üçüzler oluşabilir.Bazende tek bir yumurtanın döllenmesinden sonra embriyo 2 ayrı parçaya ayrılarak  tek yumurta ikizlerinin gelişmesine neden olabilir.

Yumurtalıklardan atılan yumurta hücresi ile erkekden gelen sperm fallop tüplerinde buluşurlar ve döllenme olur.

İlişki esnasında vajina içine yaklaşık 60-200 milyon sperm bırakılır ve spermlerin sadece %1’i yani 3 milyon kadarı rahim içine girebilir.

Rahim içine giren spermler kadının üreme organları içinde ilerleyerek tüplere kadar ulaşırlar.

Yaklaşık olarak 400-500 adet sperm yumurta etrafında kümelenirmen bunlardan sadece 1 tanesi yumurtanın zarını geçerek içine girer. Spermin bu yolculuğu yaklaşık 10 saattir.

Döllenme ile birlikte  anne ve babadan gelen kromozomlar harmanlanarak bebeğin kendi kromozom yapısı oluşur.

DÖLLENME OLDUĞU ANDA BEBEĞİN CİNSİYETİ DE BELİRLENMİŞ OLUR.

CİNSİYETİ BELİRLEYEN ÖZELLİK BABADAN GEÇER. Eğer dölleyen sperm X kromozomu taşıyor ise bebek kız, Y kromozomu taşıyor ise erkek olacaktır.

Anne adayının kromozomlarının bebeğin cinsiyetinde en ufak bir rolü yoktur.

Bu devrede cinsiyeti saptamak ancak genetik inceleme ile mümkündür.

Belli olan sadece cinsiyet değildir, bebeğin artık bütün özelliklerini ortaya koyacak genetik yapısı belirlenmiştir. Tüp bebek çalışmalarında embriyolar rahim içine yerleşmeden önce bazı genler araştırılarak bir grup hastalık erkenden saptanabilmektedir (PGD).

 

Döllenmeden sonra hücre bölünmeye başlar ve sonrasında yaklaşık her 20 saatte bir hücre sayısı ikiye katlanır.

Hücre sayısı 16’ya ulaştığında (döllenmenin 4. Günü) artık zigot morula adını alır ve fallop tüpten rahim boşluğuna doğru olan seyahatini devam ettirerek uterus içine ulaşır.

Bu aşamada hücre bölünmesi hızla devam etmektedir ve merkezde bir boşluk oluşmaya başlar.

Bu aşamadaki oluşuma blastokist adı verilir. Blastokist aşamasında artık hücre farklılaşmasıda başlamaktadır.

Hücrelerin bir kısmı embriyoyu oluştururken geri kalanlar plasentayı yapmak üzere farklılaşır.
Döllenmeden 5-6 gün sonra implantasyon yani rahim içine (endometriuma) yerleşme başlar.

Blastokist zona pellucida’yı yırtarak çıkar.

Buna Hatching (kabuğundan çıkma) adı verilir.

Aynı anda trofoblast denen hücrelerden hCG hormonu da salgılanmaya başlar.

Bu hormon gebelik testlerinin pozitif olmasını sağlayan hormondur. İmplantasyonu takiben endometriumun (rahim iç zarı) o bölümünde değişiklikler başlar ve gebeliğin devamı için uygun hale gelir.

Bu aşamada anne adayında herhangi bir fiziksel ya da ruhsal değişiklik görülmez.

Yanlız embriyonun yerleşimisüresinde hafif  lekelenme şeklinde bir kanama olabilir. Bu düşük şeklinde algınlanmamalıdır.

4. Hafta

Bu hafta sonunda adet gecikmesinin ve ilk kez hamile olduğunuzdan şüpheleceğiniz o heyecan başlar. İlk yaptırmanız gereken başka adet geciktiren sebepleri bertaraf edebilmek için, kanda B-HCG (gebelik testi) testidir. Bu haftalarda idrarda gebelik çıkmayabilir.

Testin sonucuna göre doktorunuzdan bir hafta sonrası için randevu alınız çünkü bu dönemde yapılan ultrasonografide gebelik kesesini görmek genelde mümkün değildir.

Gebe bir kadında bazı fizyolojik ve ruhsal değişiklikler olur ama adet gecikmesi dönemindeki belirtiler adet öncesi belirtilerle hemen hemen aynıdır. Bu nedenle özellikle tüp bebek yaptıranlar adet olacakları hissine kapılarak yersiz bir üzüntü duyabilirler. Sabırlı olunuz ve bu sabrı gebelik sonuna kadar taşımaya çalışınız.

Halsizlik, yorgunluk ve göğüslerde dolgunluk gözlenebilir.
4. haftanın sonunda koriyonik villus adı verilen doku rahmin içine doğru ilerler ve embryoda kan damarları teşekkül etmeye başlar.

Yolk sac ise dolaşım sistemini meydana getiren hücreleri üretmeye başlamıştır.

Bu haftanın sonunda embryo ile plasenta birbirinden ayrılırlar ve aralarında bebeğin anne ile alışverişini sağlayacak olan göbek kordonunu gelişir.
Yine embryonik bölge üzerinde ektoderm, endoderm ve mesoderm denilen ve daha sonra organları oluşturacak olan3 tabaka oluşur.

5. Hafta

İlk Değişiklikler

Salgılanan hormonların etkisi ile ilk değişiklikler ortaya çıkmaya başlar. Memelerde dolgunluk ve hassasiyet bu haftada en belirgin değişimdir.

Uyku hali ve halsizlik genelde görülen bulgulardandır.

Bu hafta ilk muayene için idealdir ve vajinal ultrasonografi ile gebelik kesesini görülebilir.

Eğer ultrasonda kese görülemez ise bunun üç nedeni olabilir, ya döllenme zamanı daha geç olduğu için henüz fetüs gelişmemiştir, fetüs gelişim yada uterusa yerleşim sürecinde bir sorunla karşılaşmıştır yada bir dış gebelik olabilir. Bu durumda daha sıkı bir takip süreci olacaktır

Dış gebelik karın içinde kanama yaparak hayati tehlike yaratabilen ciddi bir durumdur, bu nedenle ilk gebelik kontrolünüzü geciktirmemeniz gerekir.

Vaginal ultrason yapılması gebelik ve bebek üzerine zararlı değildir bu konuda kaygı duymayınız.
Döllenmeden sonraki 16. günde gelişim iyice hızlanır.

Endoderm tabakasından akciğerleri çevreleyen zarlar, dil, bademcikler, ürethra, mesane ve sindirim sistemi gelişirken, mesodermden kaslar, kemikler, lenf sistemi, dalak, kan hücreleri, kalp, akciğerler ile üreme ve boşaltım sistemleri farklılaşır.Cilt, tırnaklar, saç, gözün lens tabakası, işitme sistemi, burun, sinüsler, ağız, anüs, diş mineleri, hipofiz bezi, meme dokusu ve sinir sistemi ise ektoderm tabakasından farklılaşır.

Beşinci haftanın sonunda bebeğin kan hücreleri oluşmuştur ve damar  ve dolaşım sistemi de gelişmeye başlamıştır.

Her ne kadar bezelye büyüklüğündeki bir hücreler topluluğu içerde akıl almaz işler başarırken, siz henüz farkına varmamış olabilirsiniz ama bu haftadan sonra işler biraz tatsız bir hal almaya başlayabilir.

Tüm hormonal değişimler sonucu (özellikle yükselen B-HCG hormonu nedeniyle) özellikle sabahları emezis gravidarum denilen  bulantı ve kusmalar başlayabilir. Her gebede olacak diye bir kaide yoktur ancak daha önceki gebeliklerinde bu konuda sorun yaşayanlar genellikle ikinci gebeliklerinde de sorun yaşamaktadırlar. Bazen kabus halini alabilir (hiperemezis gravidarum) ve ÇARESİ MÜMKÜNDÜR. Sakın kendinizi ilaçlardan ve doktorunuza danışmaktan alıkoymayın. Bu süreçte az yemeniz çok da önemli değildir ancak sıvı ihtiyacınızı mutlaka karşılamak gereklidir. Bu konuda daha detaylı bilgiyi ‘hiperemezis gravidarum’ başlığı altında okuyabilirsiniz.

Eskiden sizi cezbeden yemek kokuları artık size tiksinti veriyor ya da eşinizin o çok sevdiğiniz parfümünün birden bire aslında hiç de güzel olmadığını fark ettiniz.
Döllenmeden sonra 21-23 günlerde embryonun boyu 1.5-3 mm kadar olmuştur.

Göz ve kulak taslakları meydana gelmiştir. Nöral tüp (omurga) yavaş yavaş kapanmaya ve embriyonun kalbi atmaya başlar.

Ancak damarlar tam anlamı ile gelişmediğinden tam bir dolaşım olmaz.

7. Hafta

Bu haftanın sonunda bebeğinizin hem şekli hem boyu bir fasülye tanesi gibi olacaktır.

Bu fasülyenin tepe kısmına iki küçük siyah noktacık gelişecektir ve bebeğinizin gözleri olacaktır, hatta gözün ağ tabakası olan retina da oluşmaya başlar.

Biraz daha kenarda yer alan topluiğne başından küçük çukurluklardan ise kulaklar gelişecektir.

Ağız ve dil fark edilebilir.

Yine bu haftada kol ve bacak çıkıntıları oluşmaya başlar.

Beyin 3 ana kısmına ayrılır.

Tiroid bezi gelişimini sürdürür, lenfatik sistem ilk defa oluşmaya başlar.

Kan dolaşımı başlamıştır ve dakikada 150 defa atmaktadır.

Doppler ultrason ile bebeğinizin kalp atımını doktorunuz size dinletebilir.

Akciğerler,ssafra kesesi, mide, barsaklar ve pankreas gelişimini sürdürür.
Bu dönemde 1-2 kilo alınabilir ya da verilebilir, her iki durumda normaldir.

Hafif bir yorgunluk, halsizlik ve uyku hali olabilir, bulantı ve kusmalar artabilir. Bu şikayetler özellikle sabah erken saatlerde daha fazla olur.

8. Hafta

Gebelik öncesinde kapalı bir yumruk kadar olan rahim artık neredeyse portakal kadar olur.

Özellikle beyin ve kafa hızla büyümeye devam eder. Göz kapakları kıvrım şeklinde ayır edilebilir. Alt çene belirginleşmeye başlar. Omurilik gelişimini sürdürür. Üst damak farklılaşır.Burnun ucu oluşur. Dişetlerinin altında dişler gelişimini başlatır. Yemek borusu farklılaşır ve nefes borusundan ayrılır. Kalp içinde kapakçıklar fark edilmeye başlar. Kalbin 4 odacığı gelişir.Akciğerler yemek borusunun iki yanında yer alırlar.Böbrek oluşmaya başlar.Kollar silindirik şekilde uzamaya başlarken uçlarında el ayaları belirmeye başlar.Kollarda sinir iletimi başlar.

Rahimdeki bu büyümeler sizde zaman zaman hissedeceğiniz karın kramplarına neden olabilir.Bu arada hormonal değişimlere bağlı olarak cilt değişiklikleri baş göstermeye başlayacaktır.Yağlı bir cilt ve sivilcelenme bunun en tipik göstergeleridir.

9. Hafta

Bebek içinde yüzdüğü suyun içinde hafif hafif hareket etmeye başlar.
Embryonik kuyruk iyice kaybolmuştur.Kıkırdak ve kemik dokuları oluşmaya başlamıştır.Beyin hala daha en büyük organdır.Yutak belli olmaya başlar.Ağız boşluğu oluşumu görülebilir.Kulak kepçesi farklılaşır.Gözde retina iyice belli olabilir. Burun delikleri belirir. Koku almaya yarayan sinir oluşur.Yemek borusu uzar ve İnce bağırsaklar uzar, böbrek oluşumu tamamlanır ve ilk kez idrar üretmeye başlar.İlkel cinsiyet hücreleri oluşmaya başlar.Dışgenital organların farklılaşması başlamıştır.Ancak hala daha kız yada erkek olduğu ayırt edilemez.Eller ve dirseklerbelirginleşir.Bacaklarda sinir iletimi başlar.

Sizde ise belirgin bir kilo artışı olmasa da göğüsler büyür ve dolgunluk-hassasiyet olur.Bu dönemde destekleyici sütyen giymeye başlamak gerekebilir.Mide üst ucundaki kas tabakası gevşemesi sonucu mide içeriğinin yemek borusuna kaçabilir ve yanma hissi olabilir.Bu dönemde günlük kalori gereksiniminiz yaklaşık 300 kalori artmıştır.Yeterli kalsiyum alabilmek için süt ürünleri tüketimiziniarttırmalısınız.Eğer süt içmeyi sevmiyorsanız peynir ve yoğurt tüketebilirsiniz buna ek olarak gebelikte düzenli kullanılan vitaminlerde yarar sağlayacaktır. Süt mutlaka gündüz içilmelidir. Gece yatmadan önce süt içmemeye özen gösteriniz.

10. Hafta

Bu haftanın sonunda bebeğinizin organogenez adı verilen organ gelişimi dönemi tamamlanmıştır.Gebeliğin geri kalan kısmında bu organların olgunlaşması olacaktır.

Fertilizasyondan 47-48 gün sonra kafa dik durumdadır ve iç kulakta denge merkezigelişir.Dudakların gelişimi tamamlanır.Gözler kapalıdır. Erkeklerde testisler, kızlarda iseoverlerfarklılaşır.Kalp gelişimini büyük ölçüde tamamlar.Gövdenin dışında gelişmiş olan bağırsaklar karın boşluğu içine doğru iyice hareket ederler.Diz ve ayak belirginleşir.Ayak parmakları ve tırnakları belirginleşir. Kız bebeklerde klitoris erkek bebeklerde ise penis gelişir.Hemen hemen bütün eklemler ve kasların oluşumu tamamlandığı için bebek artık su kesesi içinde hareket etmeye başlar, ancak bu hareketleri sizin hissetmeniz mümkün değildir. Çoğu zaman bağırsakların rahim etrafındaki hareketleri bebek hareketleri ile karıştırılır.

Bu dönemlerde anne adayının duygu durumunda dalgalanmalar çok sık görülür.Kendinizi zaman zaman melankolik zaman zaman da çok mutlu hissedebilirsiniz.Bu çok normal bir durumdur. hem gelişen bebeğinizin dişleri hem de kendi diş etlerinizin sağlığı için yeteri kadar flor aldığınızdan emin olmalısınız.Kan hacminiz arttığı için cildinize yakın toplardamarlarda koyulaşmalar fark edebilirsiniz.Bu durum özellikle bacaklar ve memelerde belirgindir.Kilonuz da artık artmaya başladı.Bulantı ve kusmalarınızın azalmaya başlaması bu dönemlerde beklenebilir.

11.Hafta

Bu haftadan başlayarak artık içinizdeki bebeğiniz embriyo olarak değil FETUS olarak adlandırılırve boyu yaklaşık 3 santimetre olmuştur.

Gebeliğin genellikle en zor ve kritik dönemi sona ermektedir. Çünkü ilk 11-12 hafta içinde düşük riski %15 civarındadır ve başbelası bulantı kusmalar artık bu haftadan itibaren kendiliğinden geçer.
Beyin hızla büyümesini sürdürmektedir ve fetusun boyunun yarısını kafa oluşturmaktadır.Fetusun gözleri kapalıdır ve bu göz kapaklarının altında iris tabakası olgunlaşmasına devam etmektedir.Böbreklerde idrar üretimi başladığından içinde yüzdüğü amniyon sıvısının da miktarı artmaya başlar.

Sizde ise rahim bir greyfurt büyüklüğüne ulaşmıştır ancak hala daha pelvis içinde yer alır.Bulantılar azaldığından iştahda bir artış görülür.

12.Hafta

Artık bebeğinizin yüzü insan görünümündedir ancak ultrasonda hala uzaylı gibi görünecektir. Ağız içinde ise üst damak birleşmeye başlamıştır.Fetusun gırtlağında ses telleri oluşumunu tamamlar ve teorik olarak fetus ses çıkartabilir.Karın boşluğunda ise barsaklar karın içine girmiştir ve hareketleri başlamıştır.Karaciğerve safra çalışmaya başlar.Tiroid, ve pankreas gelişimini tamamlar.Pankreasdan insülin salgılanımıbaşlar.Her iki cinsde de dış genital organlar gelişimini tamamlamamıştır ancak kızlarda büyük ve küçük dudaklar, erkeklerde ise penis ve torbalar dikkatli gözlem ile ayırt edilebilir.Ellerde ve ayaklarda tırnaklar uzamaya başlar.Sinir sitemi biraz daha olgunlaşır ve fetusda refleksler gelişir.

12. haftadan itibaren en konforlu sürece giriyorsunuz, şikayetlerin hemen hepsi azalmaya ve iştahınız yerine gelmeye başlayacaktır,uterus yukarı doğru büyümeye devam eder ve pelvis dışına çıkarak karın boşluğuna girer.Artık mesane üzerine çok fazla baskı yapmadığından sık idrar yapma isteği bir miktar azalır ancak ne yazık ki bu gebeliğinizin son üç ayında tekrarlayacaktır. Bu haftalarda başağrısı ve başdönmesi şikayetlerine rastlanabilir.

Düşük tehlikesi azalmıştır.

Diş etleri gebelikten olumsuz yönde etkilendiği için diş hekiminizden randevu almanızda ve muayene olmanızda büyük fayda olduğunu unutmayın.Çürük dişlerin dolgusunun yapılması ya da gerektiğinde yerel anestezik madde uygulayarak diş çekilmesinin bir sakıncası yoktur.

13.Hafta

Bebeğiniz her geçen gün daha fazla insana benzemektedir.Gözler kafanın yan taraflarından ortaya doğru kaymaya başlar.Kulaklar normal pozisyonuna doğru hareketlenir.Dışarıdan bakıldığında bebeğin cinsiyeti kolaylıkla saptanabilir.Ancak ultrasonografide cinsiyet tespiti için henüz erkendir.Çok nadiren ve kaliteli cihazlarla, bebeğinizi pozisyonu da uygun olur ise, bu haftada cinsiyet saptamak mümkün olabilir. Ancak yanılma payı çok yüksektir. Doktorunuzun verdiği karara uyarak alışveriş yapmanızı önermem.

Bu hafta aynı zamanda birincitrimesterin son haftasıdır.

Gebeliğin erken bulguları ve yarattığı şikayetler hemen hemen hiç kalmamıştır.Rahim büyüdükçe gerilir ve etrafını çevreleyen ve kendisini yerinde tutan bağları,özellikle ROUND ligamenti,gerer.Bu hafif bir kasık ağrısı şeklinde algılanabilir.Bu ağrılar önemli değildir ve zaman içinde kaybolabileceği gibi daha da artabilir ve çoğu zaman ilerleyen haftalarda anneyi oldukça rahatsız edebilir. Bol su içmeniz bu şikayetleri azaltır. Gebelik süresince gebebilpilatesi bilen bir antrenör ile çalışırsanız bu şikayetleriniz hemen hemen hiç olmayacaktır.Herşeyi etkileyen hormonlar ciltte de değişikliklere neden olur, özellikle yüz ve boyunda lekelenmeler olabilir.Yüzde kahverengi bir lekelenme görülebilir, buna gebelik maskesi ya da kloazma adı verilmektedir.Geçici bir durumdur ve doğumdan sonra düzelir.

Artık karnınız büyümeye başladığından eskiden olan kıyafetler dar gelmeye başlayabilir.

14.Hafta

İşte kendinizi insan gibi hissedeceğiniz gebeliğini en rahat dönemi olan ikinci trimester’egeldiniz.Artık bebeğiniz tamamen bir insan görünümündedir.Kaslardaki güç gelişimine bağlı olarak kafası öne eğik değildir hatta zaman zaman kafasını dik tutabilir.Bebeğiniz artık ellerini de kullanabilir.25 gram ağırlığında ve 10 santimetre boyunda. Plasenta gelişimi tamamlandığı için tüm besin ve oksijenini sizden alır ve bu nedenle sizdeki uyku ve yorgunluk halide ortadan kalkacaktır.

Dışarıdan artık gebe olduğunuz anlaşılabilir. Progesteron ve relaxin hormonlarının etkisi ile bütün düz kaslarınızda ve eklemlerinizde gevşeme ve esneme meydana gelmiştir. Bu bel ağrıları, kabızlık ve tansiyonda hafif düşme olarak size yansır. Bulantılar geçmiştir ama yine progesteronun gevşetici etkisi ile mide içeriği yemek borunuza kaçar ve yanma olabilir. Bulantılar geçtiği için beslenmeniz düzelir, enerjiniz artar. Pek çok kadın gebeliğin bu döneminde kaybettiği cinsel dürtülerine yeniden kavuşur. Unutmayın herhangi bir komplikasyon yok ise son 2 aya kadar gebelikte cinsel ilişki serbesttir.

15.Hafta

En çok merak edilen sorulardan biri cevaplanıyor;bebeğinizin saçları çıkıyor. Gelişmekte olan bebeğin kafası üzerinde lanugo adı verilen ince ve ipeksi tüyler belirmeye başlar. Bu ilkel saçlar doğumda kaybolacaklar. Parmağını emmeye de bu haftada başlayacak. Şansınız var ise, seyri büyük keyif olan bebeğin parmağını emişini ultrason sırasında görülebilirsiniz. Karnınız dışarıdan da anlaşılacak kadar büyümüştür. Elinizi karnınıza götürdüğünüzde bunu hissedilebilirsiniz. Meme ucundan kolostrum adı verilen beyazımsı bir sıvı gelebilir.

16.Hafta

Göz kırpma gibi basit refleksler gelişmeye başlar. Barsaklardamekonyum adı verilen dışkı birikmeye başlamıştır. Bu dışkı benzeri yapı fetusun yuttuğu amniyon sıvısı, dökülen hücreler ve sindirim sistemi salgılarından oluşur. Macun kıvamında koyu renkli bir yapıdır. Sinir sistemi gelişimi devam eder. Dolaşım sistemi gelişimini tamamlamıştır. Göbek kordonu olgunlaşmaya başlar. 120 gram olan bebek avucunuza sığacak kadar büyümüştür. Ultrason altında bebeğin hıçkırdığı saptanabilir. Bu solunumun başlama işaretlerinden biridir. Bu haftanın diğer bir ilki de bebekteki ışık refleksinin ortaya çıkışıdır. Artık bebeğiniz teorik olarak ışığa tepki verebilir. Bu hafta her açıdan oldukça önemlidir. Bir kere anne ve baba adaylarının en çok merak ettikleri konuların başında belki de ilk sırada gelen bebeğin cinsiyeti bu haftada açıklığa kavuşur. İyi bir ultrason cihazı ve deneyimli bir göz 16. haftada bebeğin cinsiyetini büyük bir olasılıkla saptar. Yine bu haftada Down sendromu açısından son derece önemli olan üçlü tarama testi yapılabilir. Bu test için ideal zaman aralığı 16-20. haftalardır.

Tecrübeli anne adayları bebeğin ilk hareketlerini bu haftada hissedebilirler. Ancak hareketin hissedilmemesi anormal bir durum olduğu anlamına gelmez. Özellikle kilolu bayanlar bebek hareketlerini daha geç hissedebilirler. Bu nedenle bebek hareketlerini hissetmediğiniz için çok endişe etmeyiniz.

17.Hafta

Bu haftadan itibaren artık sizde, bebeğinizde daha fazla kilo almaya başlayacaksınız. Şimdiye kadar 2-4 kilo arasında almış olmanız normaldir. Bebeğin tüm organ sistemleri çalışmaya başladı. Ayrıca içinde yüzdüğü amniyon sıvısını akciğerlerine çekmekte ve geri vermektedir. Bu ilkel solumadır ve doğum sonrası normal nefes alıp verişini sağlayacak sistemlerin olgunlaşması için gereklidir. Kalbi dakikada 140-160 arası atım yapabilmektedir. Bu haftada rahimin tepe noktası yani fundus göbeğin 3-4 parmak altına kadar gelmiştir.

18.Hafta

Minik bebeğinizin kemiklerinin büyük bir kısmı hala daha lastik sertliğinde ancak giderek sertleşiyorlar. Bu nedenle Ca içeren gıdaları ihmal etmemeniz çok önemli. Bebeğiniz içerdeki zamanını yarım saat uyku yarım saat uyanıklık periodları halinde geçirir.Kaşlarıoluşmaya başlar. Kız bebeklerde pelvis içinde gelişen yumurtalıklarda ilkel yumurta hücreleri belirir. Bunlar daha sonra hayatı boyunca sahip olacağı ve menopoza kadar her adet döneminde tüketecekleri yumurta hücrelerine dönüşeceklerdir. Uterusda tamamı ile oluşmuştur. Erkek bebeklerde ise prostat bezi gelişimini tamamlar. Dışarıdan bakıldığında gebe olduğunuz artık çok rahat anlaşılabilir. Bebek hareketleri çoğu anne adayı tarafından hissedilebilir ancak ilk gebeliklerde bu 20-22. Haftayı bulabilir. Ani tansiyon düşmeleri görülebileceğinden yatar pozisyondan ayağa kalkarken acele etmemeye ve önce yarım dakika kadar oturmaya özen gösterin.

19.Hafta

Gardrop masrafınız artık artmaya başlayacaktır çünkü kıyafetleriniz uymamaya başlayacak. Bir başka değişiklik ise memelerinizdeki kahverengi alanın giderek büyümeye başlar. Areola adı verilen bu bölge memenin yarısını kaplayabilir. Bu normal bir durumdur ve doğumdan sonra onikinci aya kadar devam edebilir. Bebeğinizin vücuduvernixcaseosa denilen ve onun hassas cildini uzun süre suda kalmanın etkilerinden koruyan krem benzeri bir madde ile kaplanır. Ultrasonda ise bebeğinizin sürekli hareket halinde olduğunu görebilirsiniz. Ne yazık ki henüz eşiniz sizin bu heyecanınıza ortak olamayacak çünkü hareketler henüz dışarıdan elle hissedilebilecek kadar kuvvetli değil. Ama zaten anneliğin de bir farkı olmalı.

20.Hafta

Yolun Yarısı

Gebelik maceranızın tam ortasındasınız. Bebeğiniz anne karnındaki yaşamının yarısını tamamladı. Bu haftadan itibaren 5 yaşına kadar devam edecek olan ‘beyin olgunlaşması’ başlar. Bebeğin koku, tat, işitme, görme ve dokunma duyuları iyice gelişmektedir. Kaşlar ve saçlar iyice belirginleşir ve sık sık göz kırpar. Lanugo adı verilen tüyleryoğun olarak yüz ve boyun çevresinde olmak üzere tüm vücudunu kaplar. Kalp atımları hızlanır. Erkek bebekteki testisler karın boşluğundan torbalara doğru inmeye başlar. Eğer bebeğiniz bir kız ise yumurtalıklarında tam 6 milyon yumurta hücresi vardır. Bundan sonra yeni yumurta hücresi gelişmez, mevcut olanların ise sayısı giderek azalır ve doğumda yaklaşık 1 milyona iner. Bebeğin hareketleri de hızlanır ve kuvvetlenir. Bebeğinizin ağırlığı yaklaşık 250-450 gram arasındadır.

Bu haftadan sonra gebeliğin sona ermesi düşük olarak değil erken doğum olarak isimlendirilir. Ancak bu ne yazık ki doğacak olan bebeğin yaşayacağı anlamına gelmez. 24 haftanın altındaki erken doğumlarda bebekler yaşam ile bağdaşamazlar. Bebeğin tüm organlarının ve kalbinin değerlendirildiği malformasyon ultrasonografisi yada organ taraması olarak bilinen ikinci düzey ultrason 20-22. haftalar arasında yapılmalıdır. Bu haftada rahimin tepe noktası göbek deliği hizasına kadar ulaşmıştır. Uterus 38. haftaya kadar her hafta yaklaşık 1 santimetre yükselir. 38. haftadan sonra ise bebeğin doğum kanalına doğru inmesi nedeni ile rahimin tepe noktası da 2 cm kadar aşağı iner. Orta hatta göbek deliği ile kasık arasında siyahlık belirmeye başlar. Buna lineanigra adı verilir ve doğumdan sonra kaybolur. Bu haftadan sonra gebelik çatlakları görülebileceğinden önlem almak yararlı olacaktır. Nemlendirici kremler faydalı olsada tamamen önlediğini söylenemez. Özellikle bazı bayanların derileri çatlamaya daha elverişlidir. Bebeğin hareketleri rahatça hissedilebilir.

21.Hafta

Yirmibirinci haftaya ulaşıldığında bebekteki hızlı büyüme biraz yavaşlar. Bu haftada en önemli olay kalp kasının güçlenmesidir. Bebeğinizin kalbi, kanı çok daha etkili şekilde pompalamaya başlamıştır. Sizin dolaşımınızdaki kan miktarındaki artış nedeni ile özellikle tüm gün ayakta olan gebelerde akşamları ayaklarda ve ayak bileklerinde şişmeler olabilir. Eğer tansiyon normalse bu tamamen normal bir durumdur. Gün içinde zaman zaman ayakları kalp seviyesinin üstünde tutarak dinlenmek ve eğer mümkünse 2 saatten fazla ayakta kalmamak yardımcı olabilir. Bol su içmek bu yakınmaları arttırmaz tam tersine azaltır. Gebelik boyunca günde 2.5-3 litre su içmeyi ihmal etmemelisiniz. İhmal etmemeniz gereken bir başka konu ise haftada bir kez tansiyonuzu ölçtürmenizdir. Karın boşluğu içerisinde büyüyen uterusun diğer organlar ile birlikte diyafram kasını da sıkıştırması sonucu pek çok gebe bu haftadan itibaren nefes darlığı ya da çabuk nefes nefese kalma ve çarpıntı sorunu yaşayabilir. Bu gebeliğin normal sonuçlarından birisidir. Gebelik ilerledikçe bu sıkıntılar artabilir.

22.Hafta

Bebeğinizle artık diyalog kurabilir, ona müzik dinletebilir ve kitap okuyabilirsiniz. Anne karnında klasik müzik dinlemenin ve ona aynı ses tonu ile kitap okumanın ruhsal gelişime olumlu yönde ettiğine inanılmaktadır. Bebeğinizde bu gelişmeler olurken siz de artık dengenizi sağlamakta zaman zaman güçlük çektiğinizi fark edebilirsiniz.

Karnınızın büyümesine bağlı olarak bel kavisiniz de içeri doğru genişlediğinden vücudunuzun denge merkezi öne doğru yer değiştirir. Sırt kasları eğer yeterince güçlü değil ise dengenizi sağlamakta güçlük yaşayabilirsiniz. Bu nedenle evde yanlızken banyo yapmamanız tavsiye edilir. Ayrıca yine bel ağrılarıda baş belanız olabilirler. Bu haftalar hem denge sorunları hem de bel ağrıları nedeni ile yüksek topuklu ayakkabılara veda edilmesi gereken dönemlerdir. Gebeliğinizi geri kalan kısmında topuksuz ve konforlu amaca yönelik ayakkabılar giymeniz önerilir.

23.Hafta

Bebeğiniz artık tamamen minyatür bir insan görünümündedir. Kulak içinde yer alan minik kemikler tamamen sertleşir, dudakları iyice belirginleşir. Boyu 17-18 santimetre kadar olmuştur, kilosu ise 600 gram civarındadır. Gözleri tamamen gelişmişri ancak göz rengi belli değildir. Pankreas insülin salgılamaya başlamıştır. Sizde ise yavaş ama sürekli bir kilo artışı söz konusudur. Bu dönemde aşerme adı verilen olay hızlanır. Fazla abartıya kaçmadan ufak tefek kaçamaklara izin verilebilir. Artık bacak krampları görülebilir. Kalsiyum ve magnezyum alımı şikayetleri ve krampların sıklığını azaltacaktır. Kramp girdiğinde bacağınızı düz uzatarak masaj yaptırabilirsiniz. Ayrıca bu haftadan itibaren bebeğinizin hareketlerini eşinizin de hissedebilir. Hareketler bebeğin motor gelişimi yani kas güçlenmesi için çok önemlidir.

24.Hafta

24. hafta gebelik süreci içindeki önemli haftalardan birisidir. Bu hafta viabiliteyani bebeğinizin yaşam ile bağdaşma sınırı olarak kabul edilir. Bu haftadan itibaren doğum olursa yaşam şansı var demektir.Ne yazık ki bu durum pratikte o kadar da kolay ve fazla görülmez. Bunu hayata geçirebilmek için solunum, sindirim, vücut ısısını korumak gibi yaşamsal fonksiyonların çok iyi desteklenmesi ve bebeğin enfeksiyonlardan korunması gereklidir. 24 haftalık bir fetus 650-700 gram ağırlığa ulaşmıştır. Ülkemizde de belirli merkezlerde bu kadar küçük bebekler yaşatılabilmektedir. Ancak önemli olan bu bebekleri yaşatmak değildir. Görme, işitme gibi duyusal faaliyetlerinin yanı sıra zihinsel gelişimlerinin nasıl olacağı tam anlamı ile gösterilememiş olan bu tür bebeklerin yaşaması durumunda bile birçok sorun ortaya çıkabilir. Bu haftada bebeğin akciğer içinde yer alan damar yapıları olgunlaşır. Hemen hemen bütün organları artık fonksiyonel olarak görev yapabilmektedir.

Sizde ise diş eti kanamaları gelişebilir. Dişinizi fırçalarken ve hatta ağzınızı çalkalarken bile kanamalar olabilir. Diş etleriniz çekilebilir. Hastalığın en ileri formunda dişlerde dökülmeler bile olmaktadır. Bu nedenle eğer benzer yakınmalarınız varsa ihmal etmeden diş hekiminiz ile görüşmelisiniz. Ayrıca ne olursa olsun dişlerinizi fırçalamayı ihmal etmemelisiniz. Yine 24. haftada gebeliğe bağlı diabetin varlığını araştırmak için doktorunuz sizden 50 gramlık glukoz tarama testi isteyecektir. Bu test 28. haftaya kadar yapılabilir.

25.Hafta

Bu haftanın en önemli olayı bebeğinizin tat duyusunun büyük ölçüde gelişmiş olması. Tat duyusu ile birlikte bebeğinizin süt dişleri de gelişiyor. Vücudu orantılı bir şekilde doluyor, cilt altı yağ dokuları olgunlaşıyor. Artık bebeğinizinuterus içinde kapladığı alangöreceli olarak azalmaya başlar. Sonuç ise hareketleri azalabilir ama daha güçlü hissedilebilirler. Bu haftalarda yorgunluk hissedebilirsiniz. Bu gebeliğin normal yakınmalarından birisidir. Aynı zamanda gözlerinizin ışığa karşı oldukça duyarlı olduğunu fark edebilirsiniz. Gebeliğe bağlı göz kuruluğu pek çok anne adayının ortak yakınmasıdır. Sorunun üstesinden gelebilmek için yapay gözyaşı preparatları kullanabilirsiniz.

26.Hafta

Bebeğinizin akciğerlerinde hava kesecikleri oluşmaya başlar. Doğumdan sonra ilk nefes ile birlikte akciğerlerin dolması ve genişlemesini sağlamak için akciğerler sürfaktan adı verilen bir madde üretirler. Bu madde, minik hava keseciklerinin çeperlerinin birbirine yapışmasına engel olur. Bu sayede her nefes alışda kesecikler hava ile dolar. Bu haftada bebeğinizin akciğerleri sürfaktan üretmeye başlamıştır ancak miktarı yeterli değildir. Yapılan çalışmalarda 26 haftalık bebeklerin beyin dalgaları incelendiğinde dokunmaya beyin dalgaları ile cevap verdiği saptanmıştır. Bu haftalarda birden bire ve durup dururken karnızında bir sertleşme hissedebilirsiniz. Bunlar, normalde görülebilen ve Braxton-Hicks olarak isimlendirilen, endişe gerektirmeyenyalancı kasılmalardır. Erken doğum tehtidinde ise kasılmalar sürekli ve belirli aralıklarla, ritmik olarak ve şiddeti ve sıklığı artarak gelirler. Eğer bunların sıklığı konusunda endişeleriniz varsa hemen doktorunuz ile temasa geçiniz.

27.Hafta

Bebeğinizin artık göz kırpabiliyor. Beyin olgunlaşması hızla devam ediyor ve sese verdiği tepkiler iyice artar. Boyu 25 santimetreye ve kilosu ise 1 kilogram civarına ulaşır.

İkinci trimesterın sonu olan 27. haftada karnınızdaki gerginliğe bağlı olarak solunum ve uyku problemleri yaşayabilirsiniz. Bu durum bebeğinize herhangi bir zarar vermez ancak siz daha rahat edebilmek için, geceleri yatarken kullandığınız yastık sayısını arttırabilirsiniz. Bilinç altında yaşanan endişeler uykuda kabus olarak kendini gösterebilir. Hatta uykuya dalmada büyük zorluklar yaşayabilirsiniz. Yatmadan önce yarım saatlik bir yürüyüşün oldukça faydalı olabilir. Halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak da bilinen preeklampsi için riskli dönem başladığı için tansiyon takibinizi ihmal etmemelisin ve doktorunuza bunları göstermelisiniz. Artık bebeğiniz bir hayli büyüdü ve ultrasonda ancak kısım kısım görmek mümkündür.

28.Hafta

3. Trimester ile yeniden zor günler sizi bekleyebilir. Ancak öte yandan 28. haftada dünyaya gelen bebeklerin yaklaşık %90’ı yaşatılmaktadır. Yine de bu bebeklerin yoğun bakım şartlarında solunum desteği ihtiyacı olacağını unutmayın.  Bu haftada bebeğiniz hızla büyümeye devam edecek ve haftada ortalama 150-200 gram alacaktır. Bu haftada bacaklarınızdaki varislerde artış ve şişme fark görülebilir. Yine hemoroid probleminiz varsa bu şikayetleriniz artabilir ya da bacaklarınızda sık sık kramplar yaşayabilirsiniz. Kan uyuşmazlığınız varsa doktorunuza bunu hatırlatın. Bebeğiniz sürekli uyuma ve uyanma dönemleri geçirmektedir. Zaman zaman gözlerini açıp kapayabilir. Vücudu yağ depolamaya devam etmektedir. Bu yağlar doğduktan sonra kendi vücut ısısını ayarlamada oldukça önemlidir. Bu haftada bebeğiniz artık sizin sesinizi tanıyacaktır!

29.Hafta

Bebeğiniz gövdesi büyümüş ve baş vücutdan daha ufak hale gelmiştir.Kendi vücut ısısını ayarlayabilme yeteneğine sahiptir. Kemik iliği kan hücreleri üretmeye başlamıştır. Gözlerinin hareketlerini ultrasonda görebilirsiniz. Karnınızda zaman zaman, ritmik nabız gibi bir atma hissedebilirsiniz, bu bebeğinizin hıçkırdığı anlamına gelir.

Bu haftalarda karın cildinizde, gerilmelere bağlı kaşınmalar hissetmeniz normaldir. Ayrıca nefes darlığı, midede yanma, bacaklarda kramplar gibi yakınmalar ortaya çıkabilir. Bunların hepsi geçici ve tedavi ile üstesinden gelinebilecek şikayetlerdir. Hamilelik zor ama bir o kadar da eğlenceli bir durumdur. Kendinizi olabilecek şeylere hazırlarsanız, bu olumsuzluklar hem sizin için sürpriz olmayacak hemde kendinizi bunlara hazırlamış olacağınızdan, bebeğinizin tadını çıkarabilirsiniz.

30.Hafta

Bebeğinizin cildini kaplayan ve lanugo adı verilen ince tüyler artık yavaş yavaş kaybolmaya başlarken el ve ayak tırnakları uzamaya başlar. Kemik iliği kan hücresi üretim işini tamamen karaciğerden devralır. Bebek artık etrafının farkına varmaya başlar. Rahimin içi genellikte zifiri karanlık gibi düşünülse de anne adayının bulunduğu çevreye bağlı olarak aydınlık olabilir. Erkek bebeklerde testisler torbaya iniş sürecini tamamlamak üzeredir.

Bu haftalarda anne adayı artık hamilelikten iyice sıkılmaya başlar. Uykusuzluk ve mide yanmaları anneyi oldukça üzebilir. Zaman zaman kasıklarınızda genellikle tek taraflı bir ağrı ya da önemsiz kasılmalardır ve BraxtonHickskontraksiyonları olabilir.

31.Hafta

Bebeğinizin en hızlı gelişen kısımları artık beyni kemikleridir. Bu nedenle her zamankinden daha fazla kalsiyuma gereksinim duyuyor. Bu nedenle süt ve süt ürünlerini daha fazla tüketmelisiniz ve doktorunuz gerek gördüğü taktirde dışarıdan kalsiyum ilaçları kullanabilirsiniz.

Büyüyen bebek ve rahim göğsünüzde sıkışmaya neden olabilir ve göğüs ağrsı ortaya çıkabilir.Bebeğiniz artık içinde büyüdüğü anne rahmini hemen tamamen doldurur. Bu nedenle bebeğinizin hareketlerini daha fazla hissedebilirsiniz. Daha önce fark etmediğiniz küçük hareketler bile sizi rahatsız edebilir.

32.Hafta

Cilt altı yağ dokusu gelişmeye devam ettikçe bebeğinizin rengi kırmızıdan pembeye doğru dönmeye başlar. Bu haftada bebeğinizin hareketlerinin iyice artar ve dışarıdan oldukça belirgin bir hal alır. Bebeğin hareketleri iyilik halinin bir göstergesidir bu nedenle hareketleri nasıl saymanız gerektiğini bilmelisiniz. Günde üç kere, 30 dk.da 3 hareket yaptığına emin olun. Eğer 30 dk.da üç hareket yapmadı ise, çikolata gibi şekerli birşeyler yedikten sonra yarım saat bekleyip bir kere daha NST ile bebeğin kalp atışları izlenmeli. Bu arada bebeğin tırnakları tamamen gelişti ve parmak uçlarına kadar uzadılar bile buna karşın bebeğin büyüme hızı azaldı. Bu haftadan sonra doktor takipleriniz 2 haftada bir olmalıdır. Sindirim sistemi ile ilgili sorunları azar azar ama sık sık yüksek lifli yiyecekler tüketerek ve bol sıvı içerek azaltabilirsiniz. Bacaklarda kramp çok sıklaşabilir.

33.Hafta

Gelişmeye devam eden beyin ve sinir sistemi, bebeğinizin rahim içinde iken etrafındakileri öğrenmesine ve algılamasına yardımcı olur. Bebeğiniz duyabilir, hissedebilir ve görebilir. Bebeğinizin göz bebekleri tıpkı sizinkiler gibi ışıkta küçülüp karanlıkta büyüme yeteneğini kazanmıştır. Bebeğiniz bu sayede bulanık da olsa görebilir. Yenidoğanlar gibi bebeğiniz zamanının büyük bir kısmını uyuyarak geçirir. Bebeğinizin akciğerleri gelişimlerini ve olgunlaşmalarını neredeyse tamamlamıştır.
Doğum sonrası vücut sıcaklığını koruma görevi yapan cilt altı yağ dokusu kalınlaşmaya devam etmektedir. Bebekler hamileliğin son dönemlerinde hızlı kilo alırlar. Artık başının aşağı dönmüş olması gerekir.

Bu aylarda çok hızlı kilo alabilirsiniz, buna çok dikkat ediniz. Ellerde ve ayaklarda hafif ödem olması normaldir ancak şiddetli başağrılarınız varsa, çakan ışıklar ya da noktacıklar görüyorsanız, şişliklerde ani bir artış varsa, karın ağrısı, bulantı ve kusmanız oluyor ise preeklampsi açısından dikkatli olmalı ve mutlaka zaman kaybetmeden doktorunuza bilgi vermelisiniz.

34.Hafta

Bebeğinizin akciğerlerinde büyük bir olasılıkla artık surfaktan adı verilen madde vardır. Bu madde akciğerlerin rahat havalanmasını sağlayan bir madde olduğu için bu dönemde normal seviyelerine ulaşması artık erken doğum durumunda dahi, çok büyük ihtimalle solunum problemi çekmeyeceği anlamına gelir. Bebeğiniz 2 kilo civarındadır. Bebeğinizin böbrek üstü bezlerinden (adrenal) salgılanan hormonlar sizde süt üretimini başlatabilir. Bebeğiniz uyurken sizin gibi davranır. Yani artık gözlerini uyurken kapatıp uyanıkken açık tutar. Tırnakları parmak uçlarına kadar uzamıştır. Bebeğinizin bağışıklık sistemi gelişmektedir, basit ve hafif enfeksiyonlarla mücadele edebilecek yeteneği kazanmıştır.

En önemlisi de 34. Haftadan sonra erken doğumların %90’dan fazlası sorunsuz olarak hayatlarına devam edebilirler. Diğer bir husus bu haftadan sonra cinsel birliktelik artık önerilmemektedir.

35.Hafta

Halsizlik ve yorgunluk had safhadadır. Uyuma güçlüğü, kilo artışı ve buna bağlı olarak hareket yeteneğinizdeki azalma sorunlar yaşamanıza neden olacaktır. Artık iyice doğum süreci ile ilgili panik yaşanmaya başlar. Bu konuda hekiminizden aldığınız elektrik ve eşinizin hatta ailesinin desteği kritik rol oynar. Ancak unutmayın ki siz bu yazıyı okurken bile binden fazla bebek ilk çığlıklarını attı.

36.Hafta

Artık bebeğinizin erken doğum durumunda küvez ihtiyacı da olmayacaktır ve 2500 gram civarındadır. Tüm organ sistemleri gelişim ve olgunlaşmasını tamamlanmıştır. Artık rahim içinde çok daha fazla yer kaplamaya başladığından hereketleri zorlaşmıştır.
Artık uykusuzluk probleminiz artış had safhaya çıkabilir. Uykusuzluğun bir nedeni de bebeğin yavaş yavaş aşağı inmesi nedeniyle mesaneye bası yapması ve sık aralıklarla tuvalete gitme gereksinimi duymanız olabilir.

37.Hafta

Artık miad dediğimiz haftaya geldiniz. Bu haftadan itibaren bebeğiniz gelişimini tamamlamış demektir ve her hangi bir doğum durumunda ‘zamanında doğum’ olarak kabul edilir. Her an doğum kanalına girebilir. Bebeğinizin diş etleri de olgunlaşmasını tamamladı ve artık sertleşmiştirler. Bu haftadan sonra doktorunuz sizi her hafta görmek ve sizin ve bebeğinizin durumunu değerlendirmek isteyebilir. Bu haftalarda kilo artışınız (hem bebeğin hem de sizin) çok hızlı olabilir. Doktorunuz vajinadan kültür alarak grup B Streptokok enfeksiyonu taşıyıp taşımadığınızı incelemek isteyebilir. Bu haftalarda karnınızın üst kısmında bir boşluk ve rahatlama hissedebilirsiniz. Bu bebeğinizin doğum kanalına doğru indiğinin göstergesidir (angajman). İdrara çıkma sıklığınız angajman sonrası tıpkı hamileliğinizin ilk başlarındaki gibi iyice artacaktır. Bebeğinizin özellikle el –kol – ayakları nedeniyle göğüs kafesinizin altında ara ara şiddetli ağrılar olabilir.

38.Hafta

Eğer planlı sezaryen olacaksanız bu haftadan sonra herhangi bir günde güvenle doğumunuzu yapabilirsiniz. Bebeğiniz artık yeterli koordinasyonu sağlayacak kapasitededir ve elleri ile cisimleri rahatlıkla kavrayabilir. Eğer karnınıza çok kuvvetli bir ışık kaynağı dayarsanız yüzünü o tarafa doğru çevirecektir. Rahim içinde soluk alıp verme hareketleri yapar ve bunların ultrasonda izlenmesi bebeğinizin iyi durumda olduğunun göstergesidir. Hareket etmesi iyice zorlaşmış ve azalmıştır. Ancak hareketleri güçlüdür.

Bu haftaya kadar rahmi ağzınız ve onu rahim içine bağlayan kanal sümüğümsü bir tıkaç tarafından doldurulmaktaydı. Bu mukus tıkacın amacı rahminizin içini ve bebeğinizi vajinadan gelebilecek mikrop ve enfeksiyonlara karşı korumaktır. Bu mukus tıkacın vajinanızdan gelmesi doğumun yaklaştığının müjdecilerindendir ve halk arasında “nişan gelmesi” olarak adlandırılır. Nişan doğumdan birkaç hafta önce gelebileceği gibi sadece bir kaç saat önce de gelebilir. Nişanı genelde kanlı sümüğümsü bir akıntı şeklinde hissedersiniz.

39.Hafta

Beklenen doğum tarihi son adet tarihine 3 ay geri gidip buna 7 gün ekleyip bulunur. Sezaryen programında beklenen doğum tarihinden yaklaşık 10 gün geri giderek saptanır.Yağ birikimi giderek yavaşladığından kilo alımı da yavaşlar. Yanakları ve emme kasları tamamen geliştiğinden ve bebeğiniz sürekli içinde yüzdüğü amniyon sıvısını yutar ve aynı sıvıyı tekrar idrar olarak yapar. Bu sıvı ile birlikte sinirim sisteminden, cildinden dökülen hücreler barsak içeriğini yani dışkısını oluşturur. Bu dışkıya “mekonyum” adı verilir. Mekonyum koyu yeşil-siyah renkli bir maddedir ve bebek herhangi bir nedenle sıkıntıya girerse kakasını yapar. Bunun dışında genellikle doğum öncesinde rahim içine kaka yapmaz. Zaman zaman bacaklarınızda elektrik çarpmasına benzer yakınmalar olabilir. Bunun nedeni bebeğiniz hareket ederken ve pelvis içinde yerleşirken rahimin etrafındaki sinirlere dokunmasıdır.

40.Hafta

Son haftaya girildiğinde oksijen ve besin maddelerini bebeğinize taşıyan göbek kordonunun uzunluğu yaklaşık 50 cm kalınlığı ise 1.3 cm civarındadır. Bebeğinizin ağırlığı 3000 gramın üzerindedir ve rahimin büyük bir kısmını doldurmaktadır. Bebeğinizin cildini kaplayan ve verniks adı verilen kremsi madde ortadan kaybolmaya başlar. Benzer şekilde lanugo adı verilen tüyler de büyük ölçüde dökülmüştür. Sizden geçen antikorlar bebeğinizin doğum sonrası en az 6 ay süreyle enfeksiyonlara karşı mücadelesinde yardımcı olacaktır. Son haftada amniyon zarı her an açılabilir ve sularınız gelebilir. Bazen bardaktan boşalırcasına hızlı ve fazla miktarda olan bu olay bazen de çok yavaş olabilir. Genellikle idrar kaçırmış hissi olur. Miktarı ne olursa olsun sularınızın geldiğine dair bir şüpheniz var ise zaman kaybetmeden doktorunuzu aramalı ve hastaneye gitmelisiniz. Sizden salgılanan hormonların bebeğinizin dolaşımında da bulunması nedeniyle erkeklerde torbalar, kızlarda da labiumlar normalden daha büyük görünecektir. Hatta doğum sonrası memelerinden süt dahi gelebilir. Bu hem kız hem de erkek bebeklerde rastlanabilen bir durumdur ve bir kaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. Bu sonu gelmez son haftada sabırlı olmaya çalışmalısınız. Siz herhangi bir ağrı hissetmeseniz bile rahim ağzınız yavaş yavaş açılmaya başlamış olabilir. Normal sancıların başlaması ile rahim ağzındaki açıklık ve incelme artmaya başlar. Açıklık 10 santimetre olduğunda doğumun ilk evresi tamamlanmıştır. Daha sonra ikinci evreye geçilir ve bebeğiniz dünyaya ve size merhaba der. Vajinal doğumda kafa doğduktan hemen sonra doktorunuz bebeğinizin ağzını siler ve ilk ağlaması odada yankılanmaya başlar. Bu aşamada daha göbek kordonu kesilmeden bebeğinizin kucağınıza verilmesi ilk temasın daha sıcak yaşanmasını sağlar.  Eğer beklenen doğum tarihini 10 gün geçiyorsanız ve henüz ağrılar başlamadıysa, bebek uzun süre rahim içinde kalarak sorunlar yaşayabilir. Bu nedenle gününüzün geçmesi durumunda takiplerinize ve bebeğinizin hareketlerini saymaya daha da önem vermelisiniz.

Düzenleniyor…