Hiperemezis Gravidarum (Gebelikte Bulantı ve Kusma)

Gebelikte Bulantı ve Kusma

 

Bilindiği üzere gebeliğin kabusu olabilen bulantı ve kusmalar  70-85%’lere varan sıklıkta olabilmekle beraber ancak  % 0.5-1inde bu yakınmalar çok şiddetli bir hale gelmekte ve kilo kaybına neden olabilmektedir. Tedavi gerektiren bu şiddetli bulantı-kusma durumu hiperemezis gravidarum olarak adlandırılmaktadır. Hastalık daha çok gebeliğin ilk 12 haftasında görülmekte, %1-10 kadar hamilede 20. haftaya kadar uzayabilmektedir. Genellikle 7-8. inci haftalarda başlar ve 10-11. haftalarda en şiddetli halini alır.

Nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte endokrinolojik, biyokimyasal ve psikolojik faktörlerin rol oynadığı öne sürülmektedir. Yapılan çalışmalarda aşırı bulantı-kusması olan gebe hastalarda Helikobakter pilori enfeksiyonu oranının daha yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca endoskopik biyopsilerde midedeki harabiyet oranı artıkça bulantı-kusma şiddetinin de arttığı görülmüştür. Öte yandan diğer bir iddia, bebeğin kendini koruma mekanizmasının burada etkin olduğu yönündedir.  Bu teoriye göre, bebeğin kanına, O’na zararı olabilecek sebzeler, etler yada besinlerde bulunabilen toxin yada maddelerin geçişine izin vermemek adına, anneyi kusturacak sistem devreye girer. Öte yandan pek çok çalışma, artan Beta Hcg ve estradiol düzeylerinin de bulantı kusmaların sebebi olabileceğini desteklemektedir.

Tanı son derece kolayca konur; aşırı kusma ile birlikte sıvı eksikliği bulgularına rastlanması, tansiyon düşüklüğü ve nabız artışı görülmesi durumunda hiperemezis teşhisi konur. Bu hastalarda öncellikle ultrason ile gebelik haftasına ve bebeğin durumuna bakmak gerekir. İkiz gebelik ve mol gebeliğinde hiperemezis daha sık görülmektedir. Laboratuvar tetkiklerinde potasyum ve sodyum düzeylerinde düşme ve kan konsantrasyonunda artışa dikkat etmek gerekir. Bazı hastalarda tiroid hormonunda artış ve %1 hastada hipertirodi mevcuttur.

Şiddetli kusması olan hastalarda yeterli tedavi yapılmazsa B1 vitamini eksikliğine bağlı olarak Wernicke veya daha şiddetli durumlarda Korsakoff psikozu gibi sinir sistemi harabiyetine bağlı hastalıklar görülebilir. Diğer vitamin eksikliklerine bağlı belirtiler ve demir eksikliği anemisi görülebilir.

Kan sodyum düzeylerindeki düşmeye bağlı olarak bilinç bulanıklığı, havale ve solunumda sorunları görülebilir.  Dehidratasyona (Aşırı sıvı kaybı) bağlı olarak hayati tehlikelere yol açabilen kanda pıhtılaşma bozuklukları görülebilir.

Aşırı kusmalara bağlı olarak yemek borusunda yırtılmalar görülebilir. Ayrıca hastada genel olarak bir kas güçsüzlüğü ve halsizlik görülür. Bu hastalarda karaciğer fonksiyonlarında da bozulma oluşabilir.

Gebeliğin ilk 12 haftasında  genel olarak bebek anneye çok fazla bağımlı değildir. O kadar küçüktür ve ihtiyacı o kadar azdır ki her türlü bunu annenin rezervlerinden sağlayabilir. Anne bu dönemde kilo kaybetse bile bebek normal olarak büyümesine devam edecektir. Bundan yana şüpheniz olmasın. Ancak ve ancak bu dönemde dehidratasyona bağlı (aşırı sıvı kaybı) kanda ketonların artması ve idrarda bunun tespiti istemediğimiz bir sorundur. Ketonlar placentayı geçerek bebeğe geçebilir ve onda olumsuz etkiler oluşturabilirler. Bu nedenle, dehidratasyon veya keton varlığının tespiti durumunda yatırılarak serum ile dehidratasyon ve hiperemezis gravidarum tedavisi yapmak gerekir.

Ne Yapmalısınız ?

Hafif ve kuru gıdalar yemeye çalışın

Günde 3 öğüne ilaveten ara öğünlerle 6 öğüne çıkın, az ve sık yemek tercih edin

Sıvı alımınızı mutlaka arttırın. Yemeklerden 1 saat sonra su içmeyi tercih edin

Dinlenmeli ve mümkün olduğu kadar stresten uzak durmaya çalışılmalısınız

Evdeki düzen mide bulantısını azaltacak şekilde değişmeli (mesela mutfakta yemek ve kokular mide bulandırıyor ise salonda veya başka bir odada düzen kurabilirsiniz)

Sabah bulantıları için uyandıktan sonra tuzlu kraker, peksimet, kuru ekmek, bisküvi veya leblebi yenmesi faydalıdır

Haşlama patates, lifli veya tahıllı ekmek, yumurta, peynir, makarna, yoğurt, pirinç pilavı yenebilir

Kızarma, yağlı v.b yiyeceklerden mümkün olduğu kadar uzak durup, haşlama veya ızgara tercih etmelisiniz

Bulantıyı tetikleyen sigara, yemek, parfüm kokusu gibi faktörlerden uzak durmaya çalışın

Tedavi

Bu dönemde gebelik öncesine göre %7-5-10’dan fazla kilo kaybı ciddiyetle tedavi ve hastane takibi gerektirir.  Kişi canı ne istiyorsa ve ne yiyebiliyorsa onu yemelidir. Önemli olan kusmaların az olması ve sıvı kaybı olmamasıdır.

Hastanın sıvı dengesinin düzeltilmesi  ve kusmalarının engellenmesi en temel şarttır. B1 B6 B12 vitaminleri verilmelidir.

Diet: Hastanın bulantı-kusması şiddetli ise bir süre ağızdan beslenmeye ara verilmesi gerekir. Hafif bulantı-kusması olanlarda yağlı, baharatlı ve asit içeren yiyeceklerden kaçınılması gerekir. Tuzlu bisküvi, beyaz leblebi, peksimet, galeta ve fındık gibi yiyeceklerin yararı olabilir.

Kusmayı önleyen ilaçlar: Postadoxin, Dramamine, Emedur, Metpamid ve Largactil gibi birçok ilaç kullanılabilir. Zofran B kategorisinde bir ilaç olmasına karşın yeterli bilgi bulunmadığı için gebeliğin ilk 3 ayında ancak diğer yöntemlerle fayda bulunamaz ise tercih edilmeli, ilk seçenek olmamalıdır. Bazı çalışmalarda akupunkturun da yararı gösterilmiştir.

Bilimsel kanıt olmasa da papatya çayı, zencefil, nane gibi bazı bitkilerin de yakınmaları azalttığı ileri sürülmektedir.

Son zamanlarda gebelik bulantıları için bileklikler piyasada satılmaya başlamıştır. Bu bilekliklerin bileğin iç kısmına hafif bir basınç uygulayarak bulantıları giderdiği ileri sürülmektedir. Akupunkturun bir varyantı olan acupressure temeline dayanan bu bilekliklerden yarar gördüğünü ileri süren pekçok kişi olmakla birlikte bilimsel olarak kanıtlanmış bir veri yoktur. Ancak bu bilekliklerin herhangi bir zararının olmadığı da göz önüne alınırsa kullanılmasında hiç bir sakınca yoktur.

Hastanede yatan hastalarda kanın pıhtılaşmasını önleyen (kan sulandırıcı) ilaçların kullanılması önerilebilir.

 

Paylaş: