Kısırlık (İnfertilite) Nedir? Nedenleri Nelerdir?

Değerli anne ve baba adayları,

Kısırlık sorunlarının tedavisinde yaşanan gelişmeler, umutlarımızın gerçeğe dönüşebileceğini göstermektedir. Klasik tedavilerden sonuç alamayan birçok çift üreme teknolojisindeki yeni gelişmeler ile çocuk sahibi olabilmektedir.

Tüp bebek sabır ve süreklilik isteyen meşakatli bir süreçtir. Toplam deneme sayısı en az 3-4 olmalı, olumsuz denemeyi takiben 3-4 ay içinde bir yenisi denenmelidir. Hiçbir şekilde olumsuzluğa düşmemelidir.

Unutulmamalıdır ki 3-4 deneme sonunda her 100 çiftten 80-90’ı çocuk sahibi olmaktadır.

İnfertilite çiftlerin doğal sorunudur. Amaç, suçlu değil, tedavi ve çözüm aranmasıdır.

İnfertilite Nedir?

Çiftlerin çocuk istemelerine ve düzenli cinsel ilişkiye girmelerine rağmen bir yıl boyunca gebelik elde edememesidir. Toplumda her 7 çiftten birinde infertilite sorunu vardır.

İnfertilite %30-40 oranında erkek, %40-50 oranında kadına ait nedenlerle ortaya çıkmaktadır. Çiftlerin %25’inde erkek ve kadın faktörü birlikte bulunmaktadır. %10-15’inde ise tüm araştırmalara karşılık infertiliteyi açıklayabilecek bir neden bulunmamaktadır. 1 yılın sonunda kadın ve erkeğin değerlendirilmesine başlanır ve durumlarına uygun olarak tedavi yöntemine karar verilir

İnfertilite Nedenleri Nelerdir?

Doğal yollarla gebeliğin oluşması için eşlerin de fizyolojik işlevlerinin normal olması gerekir. Hormonal değişikliklerin sonucunda adet kanamasının başlamasıyla sağlıklı bir kadının yumurtalıklarında her ay bir yumurta gelişmeye başlar ve yaklaşık 2 hafta sonra, olgunlaşan bu yumurta, içinde bulunduğu sıvı dolu keseciğin (follikül) çatlamasıyla atılır. Atılan bu yumurta rahim ile yumurtalıkları birbirine bağlayan fallop tüplerinin parmak şeklinde çıkıntılar içeren uç kısmı (fimbria) tarafından tüp içine alınarak ritmik hareketler yardımıyla rahme (uterus) doğru ilerler. Yumurtlama döneminde rahim ağzındaki salgının, cinsel temas sonrası hareketli spermlerin rahme geçişine izin verecek kıvam ve özellikte olması gerekir. Rahim içine ulaşan spermlerin hareketli, normal görünümlü ve sayıca yeterli olmaları önemlidir. Rahim içerisinden geçip tüplere ulaşan spermlerden dölleme yeteneğine sahip olan bir tanesi yumurtanın zarını delerek yumurtanın içerisine girer ve böylece döllenme işlemi tamamlanmış olur. Döllenen yumurta tüp içerisinde rahme doğru ilerlerken bir yandan da bölünmeye başlar ve embriyo oluşur. Embriyo rahme ulaştığında yumurtalıktan salgılanan hormonlarla rahim iç tabakasına (endometrium) tutunarak (implantasyon) gebeliği başlatır.

Kadına Bağlı Sebepler

Yumurtlama Problemi

Yumurtlama (ovulasyon) problemleri kadında gelişen en sık infertilite nedenini oluşturur. Polikistik over sendromu ve endometriozis adlı hastalıklar kadında yumurtlamada düzensizliğe neden olan başlıca sebepler arasında yer almaktadır. Adet düzensizlikleriyle birlikte kısırlığa sıkça yol açan bir durum olan ve yumurtalık kistlerinin meydana getirdiği polikistik over sendromuna (PCO) adet düzensizlikleri, aşırı kıllanma ve kilo artışı eşlik edebilir.

Bunun dışında beyinde hipofizden salgılanan ve normalde emzirmeyi sağlayan prolaktin adlı hormonun fazlalığı; benzer şekilde, tiroid bezinin fonksiyonlarındaki ve kadının aşırı egzersiz uygulaması veya diyet yapması da yumurtlamayı baskılayabilen ve adet düzensizliğine yol açabilen etkenlerdendir.

Genel olarak yumurtlama problemleri ilaçla tedavi yoluyla düzeltilmeye çalışılır.

Tüplerle İlgili Problemler

Rahim ile yumurtalıklar arasında bulunan ince kanallar Fallop tüpleri olarak adlandırılır. Yumurtalıklardan atılan yumurtanın erkek üreme hücresi sperm ile bir araya gelebilmesi için, tüplerin açık ve fonksiyonel olması gerekmektedir.

Geçirilmiş kadın genital yolları iltihapları, tüberküloz, endometriozis, karın içi ameliyatları, polip gibi sebeplerle tüplerde tıkanıklık, tüp içinde yapışıklıklar, tüplerde şişme ve sıvı toplanması olabilir. Bunlar kadının normal yolla gebe kalmasına engel olur. Bu tür tıkanıklıklar bazen ameliyatla açılabilmektedir. Ancak ileri derecede tahribata uğramış tüplerde başarı oranı belirgin derecede düşük seyretmekte ve tekrar tıkanma gelişme olasılığı yüksek olmaktadır. Bu durumda tedavi tüp bebek ile sürdürülür.

Rahimle İlgili Problemler

Döllenmiş yumurta (embriyo) rahim içine yerleşir ve gelişimini burada sürdürür. Rahim içinde olabilecek yapışıklıklar, myom, polip gibi yer kaplayan oluşumlar, geçirilmiş rahim iç zarı iltihapları embriyonun yerleşmesine engel olabilir. Bu kısırlığa neden olan problemlerden biridir ve kısırlık sebebi olabilir.

Rahim Ağzı İle İlgili Problemler

Rahim ağzı salgısı sadece yumurtlama döneminde spermlerin serbestçe geçişine izin verir. Bazı kadınlarda bu salgı içinde sperme karşı antikorlar bulunur ve bu hanımlarda sperm yumurtlama zamanında bile rahim ağzı kanalından geçerek rahime ulaşamayabilir. Rahim ağzından alınan sıvıda, spermde ve çiftlerin kan örneklerinde bu salgılar saptanabilir. Ancak günümüzde, aşılama ve tüp bebek yöntemlerinin başarılı bir şekilde kullanılmaya başlanmasıyla bu sorunun üstesinden gelinebilmektedir.

ERKEĞE BAĞLI SEBEPLER

Varikosel

Testislerin ortam ısısını arttırarak sperm üretimi ve hareketi üzerinde olumsuz etki yaptığına inanılan varikosel (testislerden kirli kanı taşıyan spermatik venlerin genişlemesi ve bölgede kirli kan göllenmesinin artması durumu) cerrahi olarak düzeltilebilecek bir sorundur ancak operasyona rağmen spermde fonksiyonel bir gelişme sağlanamayabilir veya görünürde bir düzelme olmakla birlikte dölleme kabiliyeti arttırılamayabilir.

İnmemiş Testis

Erkek çocuklarda doğum öncesi karın içinde bulunan testislerin, doğum sonrasında da normal yerine inmemesi, kasık kanalında ya da karın içinde kalması durumudur. Bir yıl içinde testisler torbalara (skrotum) inmemişse cerrahi müdahale gerekir. Aksi takdirde ileri dönemlerde sperm yapımını olumsuz yönde etkilediği gibi testis kanserinin oluşmasına da neden olabilmektedir.

Enfeksiyon ‘İltihaplar’

Üreme organlarındaki mikrobiyal enfeksiyonlar infertiliteye neden olabilir. Buna örnek olarak tüberküloz, gonore (bel soğukluğu) ve klamidya verilebilir.

Testis Tümörleri

Testis tümörleri ve tedavisinde kullanılan Radyoterapi (ışın tedavisi) ve Kemoterapi (ilaç tedavisi), testiste sperm üreten hücrelerde hasara yol açarak sperm sayısını azaltabilir. Tedavi öncesi alınan spermlerin dondurularak saklanması, çiftlere mikroenjeksiyon yöntemiyle çocuk sahibi olma şansı verebileceği için sorunu olan ailelere tedavi öncesi spermlerinin dondurulması önerilmelidir.

Sistemik Hastalıklar , İlaçlar ve Alışkanlıklar

Erkeğin sahip olduğu meslek, sigara, alkol, uyuşturucu kullanımının yanı sıra bazı hastalıkların tedavi sürecinde kullanılan ilaçlar da infertiliteye yol açabilir. Ayrıca çok sıcak ortamlarda bulunmak, sıcak su banyoları, çevrede bulunan kimyasal maddeler ve zehirli gazlar, radyasyona maruz kalmak da sperm üretimini olumsuz etkiler.

Genetik Sebepler

Klinefelter sendromu ve kistik fibrosiz gibi genetik hastalıklar da infertilite nedenlerindendir.

Spermin Taşındığı Kanallara Ait Problemler

Testiste üretilen spermler, taşıyıcı kanallar yardımıyla dışarıya atılır. Bu kanalların doğuştan tek veya çift taraflı olarak gelişmemesi, tıkanıklığa bağlı erkek infertilite’sine neden olur. Bu kişiler %80 oranında kistik fibrozis denilen genetik hastalığın taşıyıcısı olabilir. Bu nedenle taşıyıcı kanalların olmadığı tespit edilen erkeklerden ve eşlerinden mikroenjeksiyon uygulaması öncesi genetik test yapılmalıdır. Cinsel yolla geçen hastalıklar, genital bölgeye olan travmalar, genital organlara yapılmış cerrahi müdahaleler, prostat kistleri de tıkanıklığa yol açabilir. Diyabet, sinir sistemi hastalıkları, geçirilmiş idrar torbası operasyonları sonrasında meninin atılamayıp idrar torbası operasyonları sonrasında meninin atılamayıp idrar torbasına geri kaçtığı durumlar da infertilite’ye yol açabilir.

Hormonal Kaynaklı

Sperm üretimi beyinde yer alan hipofiz bezinden salınan FSH ve LH isimli hormonların kontrolü altında olduğu için bu hormonların düzensiz salgılanmasına bağlı nedenlerdir.

 

4 Yorum "Kısırlık (İnfertilite) Nedir? Nedenleri Nelerdir?"

  1. Ayse Tarih: 21 Şubat 2017 Saat: 10:33

    Hocam merhaba, esimle 4 aydir bebek dusunuyoruz. Ancak 4-5aydir adetlerim duzensizlesti. Tam 30 gunde bi olurken 25 26 gunde bazen 29 gunde oluyorum. Duzensizlik icin gittigimde adetim 14. Gunu folikul 13 mm ye yakindi. Dr kucuk kalmis dedi. Adetin 2.gunu Amh degerim 0.73,fsh 8 ve e2 72 di. Klomen baslayalim dedi ama ben kararsiz kaldim. Sanki bikac aydir ovulasyon belirtileri de hissetmiyorum. Sizc nasil bir yol izlemeliyim.

    • Cüneyt Özcan Tarih: 22 Şubat 2017 Saat: 09:43

      Adetleriniz bana göre hala düzenli. ama yumurtlama tarihleriniz tabii ki günü gününe olmayacaktır. bu nedenle adetinizin 12. gününden itibaren gün aşırı 3 ilişki genelde şansınızı maksimum eder. bu arada tabii yaşınız daha önce çocuğunuz oldu mu vs bir sürü soru da cevapsız. AMH biraz düşük gibi ama hormon profiliniz normal olduğu için bir kaç ay doğal takip yapılabilir

  2. Gülce Tarih: 18 Ağustos 2016 Saat: 13:25

    Cüneyt hocam öncelikle şimdiye kadar sormuş olduğum sorulara cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim. 6 gün önce hsg çektirmiştim ve sağ tüpüm kapalı çıkmıştı. İlk üç gün genel bir ağrı vardı rahim çevrelerinde. Sonra Ağrı’lar geçti yavaş yavaş fakat sağ tarafımda sürekli ince bir sızı oluşuyor sürekli bu kapalı olan tüple ve hsg ile mi ilgili acaba ? Bir haftadır antibiyotik de kullandım doktorun tavsiyesiyle.

    • Cüneyt Özcan Tarih: 18 Ağustos 2016 Saat: 19:55

      Muhtemelen sebep konusunda haklısınız. İki haftada geçer

Bir Cevap Yazın

E-posta adresiniz sadece doktorumuz tarafından görülecektir.

Yorumunuz doktorumuz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.