Kısırlık (İnfertilite) Tedavisi

Kısırlık (İnfertilite) Tedavisi

Tıpta hastalıkları tedavi ederken basamak basamak ilerlemek hastaya en az zarar ve maliyet ile fayda sağlamak için önemlidir. Bu bölümde kısırlık sorunu olduğunu düşündüğümüz bir çifte sırası ile yapılabilecek tedavi yöntemlerini basamak basamak inceleyeceğiz.

Yumurtlama Takibi

Hastaya âdetinin 2. ya da 3. gününe bir ultrason randevusu verilir. Yapılan ultrasonografide rahim içinde ya da yumurtalıklarda tedaviye başlamak için bir engel yok ise hastaya yumurtalıkları uyarmak için ağızdan alabileceği clomiphen citrate gibi bazı yumurta oluşumunu arttıran ilaçlar verilir. Toplam tedavi yaklaşık iki hafta sürer. Bu süre içinde belirli aralıklarla ultrason takibi yapılarak yumurta folliküllerinin olgunlaşması takip edilir. Foliküller uygun büyüklüğe geldiğinde ilişki takvimi önerilir.

Aşılama (İntra Uterin İnseminasyon-IUI)

Spermle yumurtanın buluşma şansını artırmak amacıyla yapılan bir işlemdir.

Açıklanamayan infertilite’de, sperme ait hafif derecedeki bozukluklarda (sayısal yada hareket yeteneğinde sorun varsa), rahim ağzında sperm öldüren salgı varlığında veya spermin geçişte yaşayabileceği sorunların varlığında uygulanabilir.

Erkekten alınan semen örneğinin laboratuar şartlarında yıkanarak, hızlı hareket eden ve kaliteli spermlerin seçilerek rahim içine verilmesi işlemidir. Spermlerin yumurtaya ulaşmak için kat edeceği mesafe kısalır ayrıca, şekil bozukluğu olan ve yavaş hareket eden spermler de ayıklanmış olur. Aşılamanın başarısı %15–25 civarındadır.

Ovulasyon İndüksiyonu (Yumurta Uyarımı)

Ayaktan yapılan tüm testler doktor tarafından incelenerek kısırlık nedeni olabilecek bir sorun olmadığına karar verilirse halk arasında göbekten iğne diye bilinen ilaçlar ile yumurta uyarımı tedavisine başlanır. Yumurta uyarımı yapılacak olan ay kadın adetinin 2. Ya da 3. Günü polikliniğe gelerek kanda hormon tahlili ve vajinal ultrason yaptırmalıdır. İlaçla yumurta uyarımı süresince  hasta sıkı bir şekilde takip edilmelidir, bu nedenle daha sık kontrollere çağırılırlar. Yumurta geliştirildikten sonra çatlama iğnesini müteakip rahim içine sperm aşılama (intrauterin inseminasyon) yapılabilir ya da cinsel ilişki önerilebilir.

Tüp Bebek ve Mikro Enjeksiyon Yöntemi

Diğer tüm yöntemlerin ortalama üçer kez denenmesine rağmen hala gebelik oluşmamış ise, yada bazı durumlarda direk olarak tüp bebeğe karar verilir. Bu yöntemde; hormonlar aracılığı ile uyarılan yumurtalar belirli aralıklarla yapılan ultrasonografi ile gelişimleri takip edilir. Folikül adı verilen yumurta kesecikleri belirli büyüklüğe ulaştığında yumurta toplama işlemi hazırlıklarına geçilir. Yumurta hücreleri özel iğnelerle vücut dışına alınarak erkeğin spermi ile laboratuvar ortamında döllenir ve elde edilen embriyon veya embriyonlar kadın rahmi içine transfer edilir.

Modern tıptaki yardımcı üreme teknikleri klasik tüp bebek (in-vitro fertilizasyon – IVF) ve mikroenjeksiyon (intrasitoplasmik sperm enjeksiyonu – ICSI)’dır. Tüp bebek ve mikro enjeksiyon arasındaki tek fark döllenmenin şeklindedir.

Mikroenjeksiyon ya da kısaca ICSI, yardımla üreme tekniklerinde gelinen en son noktalardan biridir. Bu yöntemle yumurtanın içine spermin direkt olarak girişi sağlanmaktadır. ICSI’nın uygulamaya girmesi ile bebek uygulamalarının ve özellikle de erkek problemlerine bağlı kısırlığın tedavi edilebilme şansı oldukça yükselmiş ve yeni ufuklar açılmıştır.

Mikro – TESE ( Testiküler Sperm Ekstraksiyonu)

Ejakülatta spermin bulunmadığı durumlarda testislerden cerrahi müdahale ile parça alınması yöntemidir. Micro TESE ile testis kanallarının mikroskop altında incelenerek sperm aranması yöntemi uygulanmaktadır. Elde edilen gelişmekte olan veya olgun spermler ICSI yönteminde kullanılır.

Paylaş: